YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/608
KARAR NO : 2021/5813
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08/11/2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme/kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından tebliğnamede bozma isteyen düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Sanığın 2009 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddia edilen kamu davasında, sanığın suçlamaları kabul etmediği ancak sanık hakkında düzenlenen 26.02.2014 tarih ve 2014-A-2559/2 sayılı vergi suçu raporunda; sanığın, sahte fatura düzenleyicisi oldukları yönünde vergi raporları bulunan … San. ve Tic. Ltd. Şti’nin faturalarını kayıtlarına işleyip KDV indiriminde kullandığı ve bu faturaların 2009 yılında toplam indirilecek KDV’ye oranının %37’sini oluşturduğunun tespit edildiğ ve … San. ve Tic. Ltd. Şti yetkilisi … hakkında Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/322 Esas- 2014/223 Karar sayılı ilamı ile 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat kararının Dairemiz tarafından onandığı ancak suç tarihinde şirket müdürü olan … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan Rapor Değerlendirme Komisyonu Mütalaası verilip verilmeceğinin sorulmasına karar verildiği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, sanığın kullandığı ve sahte olduğu iddia olunan faturaları düzenleyen şirket hakkındaki vergi tekniği raporu ve ekleri dosyaya getirtilip, bu firma hakkında sahte fatura düzenlemek suçundan dava açılıp açılmadığı ilgili vergi dairesinden sorularak, açılmış ise akıbeti araştırılıp dava dosyası celp edilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren ve sahteliği belirleyen delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına intikal ettirilmesi; düzenleyici şirket yetkililerinin tanıklıktan çekinme hakları da hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenilmesi, faturaların gerçek alım satım karşılığı olup olmadığının, mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyeleri, teslim tesellüm belgeleri, bedellerinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun kanıtlama yeteneği olan geçerli ödeme belgeleri ve satıcının kasasına ya da banka hesabına girip girmediğinin tespiti ile faturaları düzenleyen mükelleflerin yeterli üretimi, mal girişi ya da stoğu olup olmadığı da araştırılarak, düzenleyenler ile sanığın ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli görülmesi halinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.