Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2018/6583 E. 2018/9714 K. 03.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6583
KARAR NO : 2018/9714
KARAR TARİHİ : 03.12.2018

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 09.10.2018 tarih ve 2018/7403 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.11.2018 tarih ve KYB-2018/89545 sayılı ihbarname ile;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, resmî belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, şirket veya kooperatif hakkında yanlış bilgi verme ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 22/03/2017 tarihli ve 2016/173280 soruşturma, 2017/27832 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/01/2018 tarihli ve 2018/203 değişik iş sayılı kararının “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Müşteki …’ın sunmuş olduğu şikâyet dilekçesinde özetle, kendisinin … Yatırım İnş. ve Paz. Tic. Ltd. Şirketinin yüzde 66 hissesine sahip olduğunu, şüphelinin ise anılan şirketin yüzde 34 ortağı ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, şüphelinin şirket bilgilerini gizlediğini, şirket ödemelerini hesaba girmediğini, sahte gider pusulaları düzenlediğini, faturasız işlem yaptığını, hizmet almadan şirket adına sahte fatura kestirdiğini, faturalarda kaşe ve imza bulunmadığını ve bu eylemler neticesinde hem şirketi ve kendisini zarara uğrattığı gibi düzenlettirilen sahte faturalar nedeniyle devletin de vergi kaybına ve zararına sebebiyet verdiğini iddia ederek şikâyetçi olması üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma evresi sonunda, müşteki ile şüpheli arasındaki ihtilafın Hukuk Mahkemesince halli gereken hukukî ihtilaf mahiyetinde bulunduğu ayrıca müştekinin soyut iddiaları dışında atılı suçların işlendiği hususunda delil bulunmadığı cihetle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müşteki ve şüphelinin ortak olduğu şirkete ait tüm defter ve belgelerin, şüpheli ve müşteki adına açılmış bulunan tüm banka hesaplarının ve hesap ekstrelerinin temin edilmesi, şikâyet konusu işlem ve harcamalara yönelik olarak ilgililerin tespiti ile tanık olarak ifadelerinin alınması ve temin edilen tüm bilgi ve belgelerin uzman bilirkişiye tevdii edilerek iddialar kapsamında rapor alınması, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, kanun yararına bozma isteminin kapsamının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu‘nun 359/b, TCK‘nin 164/1, 158/1-h, 204/1 ve 207/1. maddelerinde düzenlenen “Sahte Fatura Düzenleme ve Kullanma“, “Şirket veya Kooperatif Hakkında Yanlış Bilgi Verme“, “Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık“, “Resmi Belgede Sahtecilik“ ile “Özel Belgede Sahtecilik“ suçlarına yönelik olması karşısında; 01.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun işbölümüne ilişkin 09.02.2018 tarih ve 2018/1 sayılı kararı ile Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesine göre kanun yararına bozma istemini inceleme görevinin Yüksek 15. Ceza Dairesi’ne ait olduğu anlaşıldığından, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli daireye gönderilmesine, 03.12.2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.