Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10741 E. 2023/7241 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10741
KARAR NO : 2023/7241
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/228 E., 2015/431 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kilis 3.Asliye Ceza Mahkemesi 22.10.2015 tarihli ve 2014/228 Esas, 2015/431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; usule aykırı olan hapis cezasının kaldırılması gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde kolluk görevlilerince aracın durdurulduğu, sanığa kimlik sorulduğu sanığın adını… olarak bildirdiği ancak pasaport kontrolünde sanığın taşıdığı … adına düzenlenmiş sahte pasaportu ibraz ettiği, belgedeki fotoğraftan kuşkulanan kolluk görevlilerin bu sefer araç belgelerini de kontrol ettiği, belgelerin yapılan kontrolünde aracın satışına dair vekâletname üzerindeki şasi numarasının … olarak belirtildiği ancak aracın şasi numarasının ….. olduğu bu haliyle belgeler ve araç bilgilerinin uyum göstermediği, ayrıca sanığın üzerinde… seri numaralı ikinci bir sürücü belgesinin olduğu, bu belgenin de sahte olduğu, iddia ve kabul edilmiştir.
2. Yargılama aşamasında mahkeme tarafından düzenlenen iddianamede aracın şasi numarasının sahteliği hususunda herhangi bir tespit ve iddia bulunmadığından savcılığa suç duyurusunda bulunulmuş, Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/354 Esas ve 2015/315 Karar sayılı dosyası, anılan dava dosyasıyla birleştirilmiştir.
3. Sanık savunmasında; pasaportu Suriye’de 450 dolar karşılığında yaptırdığını kabul etmiş ancak aracı Suriye’de galeriden satın aldığını şasi numaralarının değiştirildiğini bilmediğini beyan etmiştir.
4. Kriminal raporlar ile suça konu belgelerin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliği bulunduğu tespitleri yapılmıştır.
5. Mahkemece iddia, savunma, ilgili cevabi müzekkereler ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında birleşen Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/354 Esas, 2015/315 Karar sayılı dosyasına dayanak iddianame ile de 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açıldığı, anılan dava dosyası yönünden sanığın sorgusu yapılmadan sanık müdafiine ek savunma hakkı verilmesi ile yetinilmesi, keza birleşen dava dosyası dayanağı 13.07.2015 tarihli iddianame ile aracın şasi numarasının sahteliği sebebiyle resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılma istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmakla, birleştirilen davaya konu iddianame nedeniyle sorgusu yapılmayan ve uygulamaya göre de aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanması yönünden ek savunması da alınmayan sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kilis 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2014/228 Esas, 2015/431 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.