Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/10754 E. 2023/6903 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10754
KARAR NO : 2023/6903
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/349 E. 2015/494 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… (Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/349 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, sanığa verilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın müdafiinin temyiz isteği; davaya konu ve hükme esas alınmış olan “sürücü belgesinin” aldatma kabiliyeti olmadığı yönündeki görüşleri doğrultusunda yeniden adli tıp raporu aldırılmamış olmasına ve belgenin aldatma kabiliyeti kapsamında detaylı araştırma yapılmayarak eksik inceleme neticesi karar verilmiş olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde şüpheli görülerek durdurulan sanığın kimlik ibrazı istendiğinde, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak … kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş suça konu sürücü belgesini ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçun ikrarını içeren savunmalarda bulunmuştur.
3. Mahkemece suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirilip özellikleri tutanağa geçirilmek suretiyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
4. Mahkemece, sanık savunması, suça konu belge üzerinde yapılan gözlem ve tüm dosya kapsamından sahte sürücü belgesi düzenleyip kullandığı sabit görülen sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin, unsurları itibarıyla oluştuğunun anlaşılması ve mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemesi nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya arasında bulunan sürücü belgesi üzerinde Heyet olarak yapılan gözlemde aldatıcılık niteliğinin bulunduğu ve eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle …(Kapatılan) 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/349 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.10.2023 tarihinde karar verildi.