Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/11456 E. 2020/1064 K. 10.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11456
KARAR NO : 2020/1064
KARAR TARİHİ : 10.02.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ve müdafinin yüzüne karşı 14.05.2015 tarihinde verilen hükmü, bir haftalık yasal süre geçtikten sonra suça sürüklenen çocuğun 25.06.2015 müdafiinin 01.06.2015 tarihli dilekçeler ile ayrı ayrı temyiz ettikleri anlaşılmakla, vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
5327 sayılı TCK’nin 205. maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek ya da gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması, bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır.
Suça sürüklenen çocuğun, …’a ait nüfus cüzdanındaki kimlik bilgileri üzerinde herhangi bir kazıntı ya da silinti yapmadan, belgedeki orjinal fotoğrafı çıkartarak belgeyi kullanması şeklinde gerçekleşen somut olayda; herhangi bir hakkın kullanımının engellenmesi düşüncesi ile değil kendisi kullanmak amacı ile gerçekleştirdiği bu nedenle suçun unsurlarının oluşmadığı, belgede gerçekleştirilen sahteciliğin aldatma kabiliyetini taşıması halinde fiilin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak belgenin aldatma niteliğinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suçtan suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.