YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11974
KARAR NO : 2020/4789
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Genel olarak “belge” hukuki bir hüküm ifade eden üzerinde bir hakkın doğumuna bir olayın kanıtlanmasına yarayan yazıların bulunduğu nesnedir. Özel belge ise kamu görevlisinin görevi nedeniyle düzenledikleri dışında kalan, resmi belgeden sayılmayan, resmi bir işlem nedeniyle düzenlenmiş olmayan, ancak; doğrudan hukuken hüküm, sonuç meydana getiren, bir hakkın doğmasına veya kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Özel belgeler resmi belgeler kadar olmasa da kanıt niteliği taşımaları ve hukuki sonuç doğurmaları nedeniyle hukuki işlemlerde güven duyulması gereken ve bu nedenle korumaya değer belgelerdir. Özel belgelerde sahtecilik suçuyla korunan yarar resmi belgede sahtecilik suçunda olduğu gibi kamu güvenidir. Sahte özel belge kullanıldığı anda kamu güveni sarsılmaktadır. Kullanılmadan amaç, bu sahte belgenin işlevine uygun ve varlık nedeni doğrultusunda herhangi bir hukuki ilişkide veya herhangi bir hukuki işlem tesisinde kanıt değerinden yararlanmak amacıyla dikkate alınmasını sağlamaktır. Dairemiz ,sahte özel belgenin hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması gerektiği görüşündedir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Dernek üyesi olarak yardım toplama faaliyetinde bulunan sanığın, dernek adına sahte yardım makbuzu düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda; dernek adına düzenlenen yardım makbuzunun kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen bir belge olmadığı ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nda da derneğe ait yardım makbuzlarının resmi belge niteliğinde olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı gözetilerek, sanığın fiilinin 5237 sayılı TCK’nin 207. maddesinde düzenlenen ”özel belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı, suça konu belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiklerine dair bir tespitin bulunmaması ile aynı anda birden fazla sahte belgenin ele geçmesi nedeniyle, sanık hakkında tek bir özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 22/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.