Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/1681 E. 2021/10098 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1681
KARAR NO : 2021/10098
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik

1)Sanık hakkında; şikayetçi …’in … Özel Fidanlar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Eğitim Merkezinde çalışmakta iken Milli Eğitim Bakanlığı’nca öğretmen olarak atanması nedeniyle 18.12.2009 tarihli istifa dilekçesi ile eğitim merkezinden ayrıldığı, hizmet birleştirmesi için kuruma başvurduğunda hizmet sürelerinin çakıştığı belirtilerek müştekinin mağduriyet yaşadığı, bu nedenle şikayetçinin özel eğitim merkezine sunduğu istifa dilekçesindeki verilme tarihinin gün kısmındaki 18 rakamının 28 yapılarak tahrif edilmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın suç tarihinde kurumda herhangi bir görevinin bulunmadığını savunması ve bu hususun resmi yazışmalar ile doğrulanmış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; suç tarihinde sanığın … Özel Fidanlar Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Eğitim merkezindeki görevinin resmi ve fiili olarak tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti ile suça konu istifa dilekçesindeki değişiklik ile kurumsal veya şahsi bir kazancının olup olmadığı, eylemin faydasız sahtecilik kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2)Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu belge aslının aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, aldatma kabiliyeti hususunda gözlem yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması,
3)Kabule göre de;
a)5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetildiğinde, adli sicil kaydındaki mahkumiyet suç tarihinden sonra işlenip kesinleştiğinden adli sicil kaydına göre engel sabıkası bulunmayan, TCK‘nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim nedenleri uygulanarak erteleme kararı verilen sanık hakkında, “verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ve mahkumiyet kararı nedeniyle“ şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırı,
b)Sanığın TCK’nin 51/7.maddesi gereğince denetim süresine tabi tutulmasına karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
c)5237 sayılı TCK’nin 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hâkimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi durumunda ertelenen cezanın infaz kurumunda çektirileceğinin ihtarına” denilerek infazı da duraksamaya neden olacak şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 10.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.