Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/211 E. 2021/5278 K. 15.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/211
KARAR NO : 2021/5278
KARAR TARİHİ : 15.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın sorgusunda bildirdiği adresine gönderildiği ve tebliğ edilemeden iade gelmesi üzerine, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi, aynı adrese daha önce yapılmış bir tebligat bulunmadığından geçersiz olduğu cihetle; öğrenme üzerine sanık müdafinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
1-Sanık hakkında; “…” plakalı aracı sevk ve idare halindeyken yapılan kontrolde trafik görevlilerine katılanın kimlik bilgilerini içerir sahte sürücü belgesini ibraz ederek katılan adına sahte idari para cezası karar tutanağının düzenlenmesine neden olduğu, bu suretle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; suça konu sürücü belgesinin aslı temin edilmeden dava açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçunda ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 gün 2011/8-335 Esas 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği cihetle; mahkemece ele geçirilemeyen söz konusu belgenin objektif olarak aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olmaması karşısında; resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, ancak; 01.10.2009 tarihinde seyir halinde iken cep telefonuyla görüştüğü trafik polislerince tespit edilen ve görevlilere katılan …’ın kimlik bilgilerini vererek, 01.10.2009 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağının katılan adına düzenlenmesine sebep olan sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.