YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3792
KARAR NO : 2021/11567
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında, suça konu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Faturaları düzenleyen mükellef hakkında tanzim edilen sahte fatura düzenleme suçuna ilişkin vergi tekniği raporunun ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2) Aynı mükellef hakkında açılan dava dosyasının akıbetinin sorulması ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3) Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
4) Kabule göre de;
a) Türk vergi mevzuatının beyan usulüne tabi olması, Vergi Usul Kanununun 25/2. maddesinde vergi dairesince beyannamenin alınması ve tahakkuk fişinin tanzim edildikten sonra vergi mükellefine verilmesiyle verginin tahakkuk edeceğinin düzenlenmesi karşısında; atılı suçun sanığın beyanname vermesi ile oluşacağı anlaşılmakla, suça konu faturaların aynı beyanname döneminde kullanılması nedeniyle sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden fazla ceza tayini,
b) Suça konu faturaların 2009 takvim yılında kasım ayı stopaj gelir vergisi beyannamesinde kullanılmasından dolayı, suç tarihinin 21.12.2009 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “26.01.2010”olarak yanlış gösterilmesi yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.