Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/4382 E. 2020/7374 K. 16.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4382
KARAR NO : 2020/7374
KARAR TARİHİ : 16.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Ek karar; 2017/40 (E) ve 2017/417 (K)
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

… 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.03.2010 tarih, 2009/762 esas ve 2010/225 sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin katılan vekili tarafından temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na geldiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19/07/2012 tarihli kararı ile “Hırsızlık” suçu için 6352 sayılı Kanun’un 2/1-2. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine iade edildiği, mühür bozma suçu bakımından ise herhangi bir inceleme yapılmadığı, ancak Mahkeme’nin 2012/1160 esas ve 2013/40 karar sayılı kararı ile sehven mühür bozma suçu da yeniden ele alınarak yargılama yapıldığı, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ve bu kararın 26/02/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde işlediği ikinci suçtan dolayı yapılan yargılama neticesinde mahkumiyetine hükmolunarak hükmün açıklanması için … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne ihbarda bulunulduğu, Mahkemece duruşma açılarak sanık hakkında verilen hükmün açıklandığı anlaşılmakla; mühür bozma suçundan verilen ilk mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebi ile ilgili olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir karar verilmediğinden, Mahkeme’nin 2012/1160 esas ve 2013/40 karar sayılı “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararının hukuken yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin 23.03.2010 tarih, 2009/762 esas ve 2010/225 karar sayılı ilk mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen mühür bozma suçunun cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, kesen son işlem olan mahkumiyet karar tarihinden (23/03/2010) temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 16.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.