YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/493
KARAR NO : 2019/6201
KARAR TARİHİ : 12.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, 6114 sayılı yasaya muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
5271 sayılı CMK’nin kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. maddesindeki “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; katılan kurum vekilinin temyiz istemi kabul edilerek yapılan incelemede:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
1-5271 sayılı CMK’nin 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, hakkında takdiri indirim maddesi uygulanan ve olumlu kanaat sonucunda cezaları ertelenen sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği gerekçesi ile CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve 12.11.2018 havale tarihli katılma talepli mazeret dilekçesi verdiği anlaşılan şikayetçi kurum vekilinin, mazeret ve katılma talepleri hakkında olumlu yada olumsuz karar verilmemesi,
3-Resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu dışında kalan kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanan’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.09.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.