YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5772
KARAR NO : 2022/213
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
Katılan vekilinin temyizinin sanıklardan … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Sanık … hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin, sanık … hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ile sahte fatura kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyizlerinin incelenmesi:
A) 1) Sanık … hakkında, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sahte belge kullanma suçunun herkes tarafından işlenemeyeceği, suç konusu belgeler bir vergi mükellefiyeti kapsamında, vergisel işlemde kullanılabileceğinden; sahte fatura kullanma suçunun faillerinin ancak mükellef, vergi sorumlusu, tüzel kişilerin kanuni temsilcileri olabileceği ve sahte fatura kullanma suçuna genel hükümlere göre iştirak edilebileceği cihetle; sanığın olay tarihinde işvereni olan hakkında beraat hükmü kurulan diğer sanık … ile aralarında yazılı bir anlaşma veya vekaletname bulunup bulunmadığı araştırılıp atılı suça ne şekilde iştirak ettiği belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucunda mahkûmiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanığın “2009 ve 2010 takvim yılları arasında sahte fatura kullanma” suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; her takvim yılında işlenen sahte fatura kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu gözetilmeksizin tek suç kabul edilerek eksik ceza tayini,
b) Suça konu belgelerin KDV beyannamesinde kullanılmaları nedeniyle suç tarihlerinin sırasıyla “25.07.2009” ve “25.06.2010” olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında “2009-2010” yılı olarak eksik yazılması yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
B) Sanık …’nın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 20.04.2017 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, … yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5230 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibarıyla sanık …’ın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.