YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6117
KARAR NO : 2021/8314
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
…
1) İzmir 2. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2013/253 Esas ve 2013/42055 Karar sayılı ilamı ile sanığın 25/07/2013 tarihinde işlediği “Marka Hakkına Tecavüz” suçundan dolayı sanık hakkındaki hükmün açıklanması için ihbarda bulunulduğu, bu ilamda sanığın işlediği 5833 sayılı Kanun ile değişik 556 sayılı KHK’nin 61/A-1 maddesinde yer alan suçun etkin pişmanlık hükümleri içermesi nedeniyle daha önce uzlaşma kapsamında olmadığı, ancak 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri kapsamına alınmış olduğu anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin 24 ve 25. fıkralarındaki uzlaştırma bürosuna ilişkin düzenleme dikkate alınıp, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinin kabul edilemeyeceği, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Sanığın, üzerine atılı … adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenleyerek abonelik tesis ettirdiği iddiasıyla açılan kamu davasında; suç ve hüküm tarihinden önce 10.11.2008 tarih ve 27050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan, aynı Kanun’un 56. maddesinin 2. fıkrasındaki “İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ile TCK’nin 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme uyarınca sanığa ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
3) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesinde düzenlenen suç yönünden hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yz.İşl.Md. Y.
…