YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6630
KARAR NO : 2020/3982
KARAR TARİHİ : 06.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkmiyet
1- Sanıklar … ve …’un savunmalarında maaş bordrolarını şirketin muhesebe bölümünün düzenlediğini savunmaları karşısında, şirkette muhasebe müdürü olarak görev yapan sanık … ile aralarında menfaat çatışması bulunan sanıkların ayrı müdafiler tarafından savunulması gerektiği gözetilmeden, aynı avukatın her üç sanık müdafii olarak oturumlara katılıp savunma yapması suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 38 ve 5271 sayılı CMK’nin 152. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanıklar hakkında, Katsan Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde 01.01.1997-10.09.2009 yılları arasında müdür olarak görev yapan Katılan … adına maaş bordrolarının altındaki imzaları katılan adına sahte attıkları ve katılana ait maaş tutarını daha az göstererek sosyal güvenlik primlerini yatırmaları nedeniyle katılanın daha düşük ücretten emeklilik aylığına bağlanmasına neden oldukları ve bu suretle sanıkların özel belgede sahtecilik suçunu işlediklerinin idda ve kabul olunduğu olayda suça konu maaş bordrolardan en son hangisinin, hangi tarihle sosyal güvenlik kurumunda işleme konulduğu sorulup bu suretle suç tarihi belirlendikten sonra (dava zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı da nazara alınarak) sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yetinilip yazılı şekilde hükümler kurulması,
3- Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu dışında kalan kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.07.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.