Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6774 E. 2023/259 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6774
KARAR NO : 2023/259
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.04.2014 tarihli ve 2014/165 no lu iddianamesi ile Suruç Asliye Ceza Mahkemesine sanık hakkında 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla; özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Suruç Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/03/2015 tarihli ve 2014/228 Esas, 2015/134 Karar Sayılı Kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, ek savunma da verilerek, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 … 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; verilen ceza miktarı itibarıyla TCK’nın 50 nci ve 51 inci maddelerinin uygulanması gerekirken usul ve yasaya aykırı şekilde lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re’sen tespit edilecek diğer nedenlerle verilen mahkumiyet kararının bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın daha önce iki kez girip başarılı olamadığı motorlu taşıtlar sürücü adayı sınavına yerine girmesi için meçhul bir kişiyi azmettirdiği, meçhul şahsın 12.01.2014 tarihinde yapılan sınava sanık adına girdiği kimlik kontrolünde bu durumun ortaya çıktığı anlaşılmıştır.
2. Sınav gözetmenleri tarafından tutulan tutanağa göre sınav esnasında sanık … yerine sınava giren kişinin kimlikteki kişi olmadığının farkedilmesi nedeniyle durumun emniyet görevlilerine bildirildiği belirtilmiştir.
3. Kolluk görevlileri tarafından meçhul kişinin yakalandıktan sonra kaçtığı tutanak altına alınmıştır.
4. Dosya içerisinde sınav giriş belgesinin, meçhul kişinin doldurduğu cevap kağıdının, soru kitapçığının asıllarının ve meçhul kişinin sanık … adına imzaladığı salon aday yoklama listesinin suretinin bulunduğu tespit edilmiştir.
5. Sanık suçunu ikrar etmiştir.
6. Mahkemece sanığın ikrarı, sınav belgeleri ve tüm delillere göre sanığın eylemi … görülerek ek savunma … da verilmek suretiyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde, 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci ve 51 inci maddelerinin sanığın azmettirdiği meçhul kişinin kim olduğunu söylemediği ve söz konusu hükümlerin kanunda yazılı yasal şartlarının oluşmadığı gerekçeleriyle tatbik edilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.

B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden ;
Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 nci ve 251 inci maddelerindeki ”Seri Muhakeme Usulü ve Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Suruç Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/03/2015 Tarihli ve 2014/228 Esas, 2015/134 Karar Sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.