YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7153
KARAR NO : 2021/8229
KARAR TARİHİ : 12.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
1) Sanığın, mağdur …’nin bilgi ve rızası dışında kimlik bilgilerini kullanarak abonelik sözleşmeleri düzenleyip GSM hattı çıkardığı iddia edilen kamu davasında; abonelik sözleşmelerinin sanığa ait iş yerinde düzenlendiği, bilirkişi raporlarına göre imzaların …’ye ait olmadığının tespit edildiği ve suçtan elde edilecek menfaatin de sanığa ait olduğu gözetildiğinde suçun sübut bulduğu; 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilci tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; sanığın eyleminin özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki suçu oluşturduğu ve sanığa ön ödeme önerisinde bulunarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, özel belgede sahtecilik suçundan beraatine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarih, 2020/8 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.