Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7157 E. 2021/5730 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7157
KARAR NO : 2021/5730
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1- Sanık hakkında “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçuna ilişkin olarak, 5237 sayılı TCK’nin 268. maddesi yollamasıyla 267. maddesinde düzenlenen iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılacağı; TCK‘nin 267/8. maddesine göre de bu suç yönünden dava zamanaşımının, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarih olan İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi‘nin 04/10/2012 tarihli 2011/481 Esas ve 2012/1061 Karar sayılı beraat kararının kesinleştiği 14/11/2012 tarihinde başlayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında “iftira“ olarak yanlış yazılan suç adının, “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması“ olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik“ suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik“ suçunun Kanun‘daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e. ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, bu suç yönünden suç tarihi olan 11/01/2009 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarıca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 21/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.