Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7441 E. 2021/5417 K. 17.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7441
KARAR NO : 2021/5417
KARAR TARİHİ : 17.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi hükmü uyarınca, suç tarihinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.02.2012 tarihine kadar bazı kesintilerle, her seferinde yeniden başlayan dava zamanaşımı süresinin işlediği, bu tarihten sonra denetim süresi içinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen ve kesinleşen mahkûmiyet hükmü nedeniyle ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alındığı, böylelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 22.01.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık …’nun arkadaşı olan …’e ait boş çeki, …’nın işyerinden bilgi ve rıza dışında alıp borcuna karşılık keşide edip kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında sanığın, arkadaşı …’nın bilgisi ve rızası ile çek keşide ettiğini ve imzaladığını, zaman zaman bu şekilde birbirlerine ait çekleri kullandıklarını, bu durumu çeki verdiği firma yetkililerinin de bildiğini, daha önce …’e ait firma adına keşide edip imzaladığı başka çeklerin ödendiğini savunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 tarih ve 80/98 sayılı kararında da açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği gözetilerek gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için, …’in tanık olarak beyanlarına başvurularak önceden verilen rıza olup olmadığının belirlenmesi, …. Şti.’ne ait olup, sanık tarafından düzenlenen ve ödenen çekler bulunup bulunmadığının ilgili banka/bankalardan araştırılması, gerektiğinde çek/çeklerin verildiği kişilerin de tanık olarak dinlenmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla hüküm kurulması,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.