YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7889
KARAR NO : 2020/7013
KARAR TARİHİ : 03.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-… Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.01.2014 tarihli 2014/584 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında ”13/03/2012 tarihinde 2012/6310 numaralı soruşturma dosyası ile şüpheli …’nin; müşteki …’ye yönelik iftira ve başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma suçlarından … Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, … Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/457 esas sayılı suç duyurusuna göre; … ve … oğlu Tarsus 31/03/1978 doğumlu, TC: … tanık … hakkında ” Resmi Belgede Sahtecilik, İftira ve Özel Belgede Sahtecilik” suçlarından birleştirme talepli iddianame tanzim edilerek duruşmanın atılı bulunduğu 05/06/2013 tarihinden önce mahkememize bilgi verilmesinin belirtildiği , bu nedenle şüphelinin müsnet suçu işlediği anlaşılmış olmakla” şeklindeki anlatımla dava açıldığı, sanığa isnat edilen suçlara ilişkin eylemler nedeniyle herhangi bir anlatımın bulunmadığı, sadece sevk maddesi ve suç adının yazılmasının kamu davasının açıldığı anlamına gelmeyeceğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” ve aynı Kanun’un 225. maddesinin 1.fıkrasında yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemelere aykırı olarak mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, CMK’nin 34 ve 230. maddeleri uyarınca gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiğinden; somut olayda sanığın sabit kabul edilen fiillerinin ne olduğu belirtilip buna dayanak olan deliller ve belgeler gösterilip nitelikleri tartışılmadan gerekçesiz hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.