YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8109
KARAR NO : 2023/256
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/380 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 1 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; atılı suçu işlemediğine, senetlerin sahte olmadığına, cezanın ağır ve usulsüz olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … … Yalıtım Ürünleri isimli şirketin ortağı olan sanık …’ın … … Bankası … Şubesinden kullanmış olduğu krediye karşılık … Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2013/1694 sırasında kayıtlı bulunan ve keşidecisi … … Denetim Ltd. Şti olarak gösterilen toplam değeri 99.600,00 TL olan üç adet senedi ciro ederek verdiği, banka tarafından senet bedellerinin ödenmemesi üzerine senet borçlusu … … Denetim Ltd. Şti hakkında icra takibine geçildiği, itiraz üzerine İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın yargılaması sırasında aldırılan bilirkişi raporuna göre, senet üzerindeki imzaların anılan firmanın yetkilisine ait olmadığının belirlenmesi nedeniyle sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek söz konusu senetleri aralarında ticari alışverişi olduğu … … Denetim isimli şirketten aldıklarını sahte olmadığını savunduğu belirlenmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde atılı suça ilişkin olarak;
Dosyada bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü … Kriminal Polis Laboratuvarları Müdürlüğü’nün 19.08.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre, senet üzerindeki yazı ve imzaların … Unsur, … Ünal, …, … ve …’a aidiyetinin tespit edilemediği, ancak senet arkasındaki ciroların sanık …’ın el ürünü olduğunun mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemesince suça konu senetlerin sanık tarafından sahte düzenlenmesi gerekçesiyle resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli Karar başlığında sehven “28/08/2011” olarak yazılmış olan suç tarihinin senetlerin sanık … tarafından … … Bankası’na teslim tarihleri olan “17.03.2011, 21.03.2011, 08.04.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
2. Dosya kapsamına göre, sahte senetlerin farklı tarihlerde bankaya verilmek suretiyle kullanılmış olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Sanığın senetlerin sahte olmadığına dair temyiz nedeni yönünden; kurulan hükümde sanığın kullanmış olduğu krediye karşılık bankaya vermiş olduğu senetlerin sahte olduğunun İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın yargılaması sırasında aldırılan bilirkişi raporu ve dosyada bulunan 19.08.2014 tarihli uzmanlık raporu ile anlaşılması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/380 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.