Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8456 E. 2023/1846 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8456
KARAR NO : 2023/1846
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/41 E., 2015/351 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

şikâyetçi …’nin suça konu çekin kendisine karşı kullanılmaması nedeniyle sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanıklar müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/41 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; katılan vekilinin ve sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; alt sınırdan ceza tayin edilerek ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
2. Sanıklar müdafiinin hükmün temyiz edildiğine dair süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli kararın tebliğine rağmen başkaca herhangi bir dilekçe sunmadığı anlaşılmıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar hakkında … Bankası A.Ş. Bayraklı Şubesine ait gibi görünen tamamen sahte olarak oluşturulmuş çeki İş Bankası A.Ş. İzmir/Yeşilyurt Şubesine ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık … sorgusunda; kardeşi olan diğer sanık …’in Y.Y. ve A.B. isimli şahıslara evini sattığını, adı geçen şahısların evin karşılığında 10.000,00-15.000,00 TL para, 100.000,00 TL tutarında senet ve suça konu çeki verdiklerini, kardeşinin bankalarda hesabı olmadığı ve bu işlerden anlamadığı için çeki kendisine ciro ettiğini, tahsil için takasa verdiğinde çekin sahte olduğunu öğrendiklerini beyan etmiştir.
3. Sanık … sorgusunda; A.B. ve Y.Y. isimli şahıslara 125.000,00 TL’ye dairesini sattığını, karşılığında 15.000,00 TL para, 100.000,00 TL tutarında senet ile suça konu 51.500,00 TL bedelli çeki aldığını, “sana güveniyoruz. Parayı ödeyince senetleri ve çeki alırız” dediklerini, ticari işlerden anlamadığı için çeki ve senetleri müteahhitlik yapan ağabeyi diğer sanık …’a verdiğini, sonradan çekin sahte olduğunu öğrendiklerini beyan etmiştir.
4. Savunmalarda adları geçen A.B. ve Y.Y. soruşturma aşamasında tespit edilen anlatımlarında; suça konu çekle ilgilerinin bulunmadığını beyan etmişlerdir.
5. Bilirkişi raporu ile … Bankası A.Ş. Bayraklı Şubesine ait gibi görünen, İzmir 25.07.2012 keşide yer ve tarihli, hamiline yazılı, 51.500,00 TL bedelli sahte olarak üretilen çek aslının ön yüzünde bulunan  yazıların, rakamların ve keşideci imzasının …, …, Y.Y. ve A.B.’nin eli ürünü olmadığı; arka yüzünde bulunan 1. ciranta Y.Y. yazısının ve imzasının Y.Y., …, … ve A.B.’nin eli ürünü olmadığı, 2. ciranta … yazısının ve imzasının …, 3. ciranta … yazısının ve imzasının … eli ürünü olduğu,  çekin iyi niyetli, çek ile ticaret yapan kişiler nezdinde ilk bakışta sahteliği dikkati çekmeyeceğinden iğfal kabiliyetinin bulunduğu, ancak banka ve finans kurumu çalışanları gibi çeklerin sahteliği konusunda süratli şekilde tetkik yapma imkanına sahip görevliler nezdinde sahteliği hemen anlaşılacağından bu kişiler karşısında iğfal kabiliyetinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece çek aslının duruşmaya getirtilip incelendiği, Türk Ticaret Kanununda yazılı asli unsurları içerdiğinin ve sahteliği ilk bakışta anlaşılamadığından aldatma niteliğinin bulunduğunun gözlemlendiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Suça konu … Bankası A.Ş. Bayraklı Şubesine ait gibi görünen çekin İş Bankası AŞ. İzmir/Yeşilyurt Şubesine ibraz edilmesi, şikâyetçi … Bankası A.Ş’ye karşı kullanılmaması nedeniyle, yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi bankanın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikâyetçi banka adına vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmekle, onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanıklar Müdafiinin Temyizi Yönünden
1. İddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında; sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası nazara alınarak birinci fıkrasında yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmemesi hususunun, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
A. … Bankası A.Ş. Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/41 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi banka vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Müdafiinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2014/41 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.