Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/949 E. 2019/7017 K. 07.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/949
KARAR NO : 2019/7017
KARAR TARİHİ : 07.10.2019

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanmak, görevi ihmal, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan düşme
Sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan beraat
Sanık … hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan mahkumiyet

Suç tarihinden önce, 29.04.2006 tarihli 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5490 sayılı Kanun’un 67/1. maddesindeki “gerçeğe aykırı yerleşim yeri veya cüzdan talep belgesi veren köy veya mahalle muhtarları ile herhangi bir işlem sebebiyle nüfus müdürlüğüne gerçek dışı beyanda bulunanlar ve bunlara tanıklık edenler altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” şeklindeki özel hüküm karşısında, muhtar olan sanık …’ün sahte nüfus cüzdanı talep belgesi düzenlemekten ibaret eyleminin anılan kanundaki suç kapsamında kaldığı gözetilmeden, sanığın eylemi ikiye bölünerek resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yasaya aykırı ise de; sanık …’e yüklenen suçun cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 25.01.2008 tarihinden hüküm tarihine kadar; sanık …’a yüklenen “görevi kötüye kullanma” suçu yönünden ise; 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık … müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 07.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.