YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9735
KARAR NO : 2021/11096
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
1) Sanığın yetkilisi olduğu bayide, mağdur … bilgi ve rızası dışında kimlik bilgilerini kullanarak abonelik sözleşmeleri düzenleyip GSM hattı çıkardığı iddia edilen olayda; abonelik sözleşmelerinin sanığın ait iş yerinde düzenlendiği, bilirkişi raporlarına göre imzaların … ait olmadığının tespit edildiği ve suçtan elde edilecek menfaatin de sanığa ait olduğu gözetildiğinde suçun sübut bulduğu; 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilci tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri gereğince özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme dikkate alınarak sanığa usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın beraatine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2) Sanığın eylemine uygun 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçundan ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde, hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.