YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3657
KARAR NO : 2021/12681
KARAR TARİHİ : 16.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
5271 sayılı CMK‘nin 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulacağı belirtilmiş olup, bu denetim süresinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun olarak kesinleşmesi üzerine başlayacağı; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasındaki “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresine yapılır.” hükmü ile 6099 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda anılan maddeye eklenen 2. fıkrasındaki “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükümlerine aykırı olarak, yokluğunda verilen kararın ilk olarak sanığın sorgusunda belirttiği adresine tebliğe çıktığı, taşınmış olması nedeniyle iade gelmesi üzerine, … Makine … caddesi 145 sokak No:2 adresine tebliğe çıktığı bu adresten taşındığının da bildirilip tebligatın tebligatın iade edilip, aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmış ise de; Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine esas olacak şekilde önceden yapılmış geçerli tebligat bulunmaması nedeniyle yapılan tebligat işleminin usulsüz olduğu ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı ve denetim süresinin başlamayacağı, denetim süresi başlamadığı için de denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 07.05.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 16.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.