Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/3987 E. 2020/7680 K. 23.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3987
KARAR NO : 2020/7680
KARAR TARİHİ : 23.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

A-Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesi:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 25/04/2012 tarihli 2012/25672 Soruşturma ve 2012/10168 Esas sayılı iddianamesi ile “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan açılan kamu davasında, mahkemece ilgili vergi dairesinden sanık hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura kullanma suçundan mütalaa verilip verilmeyeceğinin sorulması gerekirken, mahkemece atılı suça ilişkin önceden verilmiş mütalaa bulunup bulunmadığı sorulduğu anlaşılmakla, mahkeme tarafından öncelikle “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceği ilgili Vergi Dairesi Başkanlığından sorularak, verilmeyeceğinin anlaşılması halinde davanın mütalaa yokluğu nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması,
B- Sanık hakkında “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesi:
Bozma kararına uyularak yapılan yargılamada, sanığa yüklenen “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, en aleyhe kabulle 31.12.2008 ve 31.12.2009 olan suç tarihlerinden 12.07.2019 tarihli iddianame tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, davaların düşmesi yerine mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 23.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.