Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/406 E. 2023/172 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/406
KARAR NO : 2023/172
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/104 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, iki kez 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz talebi, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine, suç işleme niyetiyle hareket etmediğine, suçsuz olduğuna ve hükümleri temyiz ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İhbar üzerine sevk ve idaresindeki araç … kontrolünde durdurulduğunda sanığın şikayetçi … adına düzenlenmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını ibraz ettiği, şüphe üzerine sanığa aile bilgileri ile ilgili sorular sorulduğunda doğru cevap veremediği, bunun üzerine araçta yolcu olarak bulunan … ile mülakata geçildiği, …’un, kendisini … olarak tanıtan kişinin babası … olduğunu beyan ettiği, sanık …’un üzerinden ayrıca … adına düzenlenmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sürücü belgesinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık suçunu ikrar etmiştir.
3. Kriminal raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlenmiş oldukları ve aldatma niteliklerinin bulunduğu kabul edilerek sahte olarak düzenlenen nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi yönünden sanığın ayrı ayrı iki kez mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hükümler kurulmuştur.
4. Suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin müsaderesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı … Ceza Kanunu ile 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak … bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine … bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, somut olayda suça konu belgelerin farklı tarihlerde düzenlendiklerine ilişkin delil bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında … bir belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında iki ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, suça konu belge asıllarının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Nedenleriyle, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bozova Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2015 tarihli ve 2014/104 Esas, 2015/153 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.