Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/5303 E. 2020/7280 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5303
KARAR NO : 2020/7280
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek, tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat

1) Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümlerde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
10/06/2013 tarihli vergi tekniği raporunda; sanığın 2009 takvim yılında alış yaptığını bildirdiği firmaların dördü hakkında POS tefeciliği iddiasıyla vergi tekniği raporunun bulunduğu, sanığın satış yaptığını bildirdiği firmaların bir kısmı hakkında POS tefeciliği suçundan vergi tekniği raporları düzenlendiği, bu firmaların GSM operatörlerinin ana bayileri ya da distribitörleri olmadıkları aynı iş kolunda ve aynı amaçla faaliyet gösteren mükellefler olduklarının tespitlerinin yapıldığı, bankalardan elde edilen müşteri bilgileri ve tutarları ile mükellefin Bs bildirimlerinin karşılaştırılmasında kredi kartı sahiplerinin Bs bildirimlerine konu edilmediği, aynı iş kolunda faaliyet gösteren firmaların bu bildirimlere konu edildiği, 2009 yılında kredi kartları ile sanıktan alışveriş yapan şahısların tanık sıfatıyla Mahkemede verdikleri beyanlarında; sanığın işyerinden gerçekte alışveriş yapmadıklarını, kredi kartı borçlarını ertelemek veya nakit ihtiyaçlarını gidermek amacıyla kredi kartlarını kullandıklarını, bu işlem karşılığında sanığa komisyon ödediklerini beyan etmeleri karşısında, 2009 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçunun sübut bulduğu, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme yapılarak beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık hakkında “Tefecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak;
a) Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret fiilinin, hem TCK’nin 241. maddesinde düzenlenen “tefecilik” suçunu hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen “gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçunu oluşturması; TCK’nin 241. maddesinin genel ve 5464 sayılı Kanun’un 36. maddesinin özel norm niteliğinde olması karşısında; “özel normun önceliği” kuralı gereğince, sanık hakkında zincirleme olarak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen zincirleme şekilde “gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.