YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5825
KARAR NO : 2023/10214
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/564 E., 2015/1411 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/564 Esas, 2015/1411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.11.2020 tarihli ve 2016/34663 sayılı ve “….1- Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu ve 5271 sayılı CMK’nin 217/1. maddesi dikkate alınıp, suça konu nüfus cüzdanı aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması ve denetime imkan sağlanması için de sahte belgenin dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,2- Anayasa Mahkemesi’nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması..” şeklindeki bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık herhangi bir neden belirtmeden karar temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Kolluk görevlilerinin bir tahkikat kapsamında sanığın çalıştığı iş yerine gidip kimlik istediklerinde sanığın kardeşi olan mağdur … adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan kimliği ibraz ettiği, yapılan kontrolde kimliğin sahte olduğunun anlaşıldığı, uzmanlık raporuna göre nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiği ve aldatma niteliğinin bulunduğunun bildirildiği, sanığın suçlamayı kabul ettiği, mahkemece ekspertiz raporuyla sahte ve aldatma niteliği olduğu belirlenen kimliği sanığın ikrarında olduğu üzere kullanmasından dolayı sabit görülen suçtan mahkumiyetine dair hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belgenin duruşmaya getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekiyor ise de, soruşturma aşamasında alınan uzmanlık raporuna göre; suça konu belgenin sahte olarak düzenlediği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun belirlendiği, bu hususun iddianamede de belirtildiği ve duruşmada sanığa tüm bilgi ve belgelerin okunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2015/564 Esas, 2015/1411 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.