YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6284
KARAR NO : 2023/7913
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/72 E., 2015/471 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Sanık … hakkında 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine,
kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz isteği; suç işleme kastının bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak
ceza verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Oto hırsızlığı şüphelileri olan sanıkların yakalanmasına yönelik çalışmalarda, olay günü kolluk kuvvetlerinin sanıkları çay bahçesi içerisinde otururken görüp yanlarına gittikleri, sanık …’in oturduğu masada yakalandığı, sanık …’in kolluk kuvvetlerinden kaçtıktan sonra takip sonucu yakalandığı, sanık …’in üst aramasında üzerlerinde kendi fotoğraflarının yapıştırılmış olduğu, … adına düzenlenmiş, orijinal bir adet nüfus cüzdanı ve bir adet sürücü belgesinin ele geçtiği, sanık …’in üst aramasında üzerinde kendi fotoğrafının yapıştırılmış olduğu, … adına düzenlenmiş tamamen sahte olan nüfus cüzdanı ile sanık …’in el çantası içerisinde 1 adet gerçek tabanca, tabancaya takılı şarjör ve şarjör içerisinde 7 adet 9 mm çaplı fişek ele geçtiği, sanık …’in tabancanın kendisine ait olduğunu beyan edip rızasıyla muhafaza altına alındığı, bu suretle sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından iş bu kamu davası açılmıştır.
2. Sanık … savunmasında üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
3. Sanık … savunmasında üzerine atılı suçları ikrar etmiştir.
4. Kriminal raporda; … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu, … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin, halen mevcut fotoğrafların evvelce aynı yerdeki fotoğrafların sökülmesinden sonra tahrifen yapıştırılmış oldukları, aldatma kabiliyetini haiz oldukları görüş ve kanaati bildirilmiştir.
5. Kriminal raporda; tetkik için gönderilen silahın, 9 mm çaplı yarı otomatik tabanca olduğu, yapılan incelemede ateş etmesine mani mekanik arızasının bulunmadığı, tatbiki atışlarda çap ve tipine uygun fişekleri patlattığı, yine 7 adet fişeğin 9 mm çapında olduğu, deneme atışlarında patladıkları, inceleme konusu tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerinden olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6. Mahkemenin suça konu nüfus cüzdanları ve sürücü belgesi üzerindeki gözleminde; üzerinde sanık …’ın fotoğrafı bulunan … adına düzenlenmiş olan nüfus cüzdanındaki fotoğraf üzerinde soğuk damga mühür izinin bulunduğu, yine üzerinde sanık …’ın fotoğrafı bulunan … adına düzenlenmiş olan sürücü belgesinin üzerinde soğuk damga mühür izinin bulunduğu, fotoğraflar üzerindeki mühür izleri ile nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi üzerinde bulunan mühür izlerinin birbirini tamamladığı, üzerinde sanık …’ın fotoğrafı bulunan … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı üzerinde soğuk damga mühür izinin bulunduğu ve birbirini tamamladığı belirtilmiştir.
7. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanıkların üzerine atılı suçları işledikleri kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulama yönünden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esas teşkil ettiğinin belirtilmemesi isabetsizliğinin, ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8134 Esas, 2013/320 Karar sayılı kararında açıkladığı üzere, hükümlülüklerinden en ağır olanının esas alınması gerektiği gözetilerek, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
C. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 14.07.2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin on birinci fıkrasına eklenen “seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabilecek olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
2. 11.06.2015 tarihli duruşmada lehine olan hükümlerin uygulanmasını isteyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esas teşkil ettiğinin belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinin 3 numaralı paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “sanığın, Çatalca Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2013 tarihli ve 2010/405 Esas ve 2013/519 Karar sayılı kararında yer alan 3 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında 6136 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/72 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.