YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7028
KARAR NO : 2023/7514
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/108 E., 2015/84 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; usule aykırı olan hapis cezasının kaldırılması gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nin temyiz dışı sanık …’la yeğeni temyiz dışı …nin yerine motorlu taşıt sürücü adayları sınavına girmesi için anlaştığı, temyiz dışı sanık …nin kimlik belgesini sanık … vasıtasıyla temyiz dışı …’a üzerinde fotoğraf değişikliği yapılması için teslim ettiği, temyiz dışı …’un …nin nüfus cüzdanına kendi fotoğrafını yapıştırarak 10.01.2015 tarihinde sınava girdiği, sınav cevap kağıdının isim bölümünü doldurarak imzaladığı cevap anahtarını işaretlemeye başladığı ancak sınav görevlilerinin sanığın ibraz ettiği nüfus cüzdanındaki fotoğraf ile sınav giriş belgesindeki fotoğrafın farklı kişilere ait olduğundan şüphelenmesi üzerine olayın emniyet görevlilerine bildirilerek tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında; şoför olduğunu yeğeninin sınava gireceğinden haberi olmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Temyiz dışı sanık…i kolluktaki ifadesinde suçlamaları kabul etmediğini amcası sanık …’nin temyiz dışı sanık …’la anlaştığını kendisinin haberinin olmadığını beyan etmiş mahkemedeki savunmasında ise korktuğu için kollukta amcası sanık …’nin yaptırdığını söylediğini ancak sanık …’nin olayla ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
4. Sürücü kursu sahibi tanık …; sanık …’nin yeğeni temyiz dışı sanık…i ile beraber kursa geldiklerini beyan etmiştir.
5. Temyiz dışı sanık …, temyiz dışı …nin kendisinin yerine sınava girmesi için rica ettiğini, temyiz dışı sanığın da kabul ederek Nusret’ten nüfus cüzdanını alıp üzerindeki fotoğrafı sökerek kendi fotoğrafını yapıştırdığını sınava arkadaşının yerine girdiğini beyan etmiştir.
6. Ekspertiz raporuna ve Mahkeme gözlemine göre suça konu nüfus cüzdanının da aldatıcılık niteliğinin var olduğu belirlenmiştir.
7. Mahkemece tanık beyanı, ekspertiz raporu, gözlem, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Tekerrüre esas alınan ilama konu suçun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir.” Şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siverek 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/84 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.