YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10032
KARAR NO : 2021/7284
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
Sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde;
1-)Sanığın, … Tekstil isimli firmayı arkadaşı …’in açtığını, mükellefiyetin kendisine ait olduğunu, muhasebeci olan… ve … …’a vekaletname verdiğini, arkadaşı …’a güvenerek firmanın kurulması için gerekli olan belgelere imza attığını, işyeri ile ilgili faaliyetinin olmadığını, bu kişilerin faaliyete devam ettiğini, bilgisi dışında fatura düzenlediklerini, sahte fatura düzenlemediğini savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için;
a) Kanaat edinecek sayıdaki suça konu fatura asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle getirtilip dosya içine konulması, faturalar sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; savunmasında bahsi geçen kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması,
b)Tanıkların da faturalardaki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanık ve bu kişilerin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
c)Faturalardaki yazı ve imzaların, tanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde, bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması ve dava açıldığı taktirde bu dava ile birleştirilmesi,
d)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ve tanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
aa-)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında (kanaat edinecek sayıda) karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
bb-Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
cc-Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin (kanaat edinecek sayıda), CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2- Kabule göre de;
a) Sanığın üzerine atılı suçtan zarar gören ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi kuruma duruşma günü usûlen bildirilip, davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeyerek iddia hakkının kısıtlanması,
b) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c) “2009 Ekim ayı” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “08/07/2014” olarak yanlış gösterilmesi,
d) Sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu ve birbirlerine dönüşemeyeceği gözetilmeden vergi suçu raporu, mütalaa ve iddianameye uygun şekilde sahte fatura düzenleme suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında hüküm fıkrasında “veya kullanmak” ibaresini kullanmak suretiyle hükmün karıştırılması,
e) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluklarının sanığın kendi alt soyu dışındaki kişiler için hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 27.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.