Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/1096 E. 2022/3106 K. 28.02.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1096
KARAR NO : 2022/3106
KARAR TARİHİ : 28.02.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

1) Musabeyli Sürücü Kursu kurucusu sanık …’ın, ehliyet almak için başvuran diğer sanık …’un İLSİS sistemi üzerindeki fotoğrafını değiştirip, yazılı sınav ve direksiyon sınavına giriş belgelerini buna göre düzenleyip faili meçhul bir şahsı sanık …’ın yerine sınava soktuğu iddia ve kabul olunan eylemde; sanık …’nin tüm aşamalarda bahse konu sürücü kursunu suç tarihinden önce devrettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, 02.09.2009 tarihli 9182 yevmiye nolu noter belgesini ve …. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne hitaben yazılmış 07.09.2009 tarihli devir beyanına ilişkin dilekçeyi sunması, ancak soruşturma aşamasında Kilis İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kursun devredildiğine dair kurumlarında belge olmadığının bildirmesi ve kursun devredildiği iddia olunan ….. ve ….’ın kovuşturma aşamasında beyanlarına başvurulmamış olması karşısında; öncelikle suç tarihinden önce kursun devrinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi açısından ilgili kuruma müzekkere yazılması ve …… ve …..’ın tanık olarak dinlenmesi, kursun usulüne uygun devrinin sağlanamadığının belirlenmesi halinde kursun kurucusu olduğu belirtilen sanık …’ın kurstaki görev ve ünvanının ilgili kurumdan sorularak tespit edilmesi, yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğretici olarak görev yaptığının anlaşılması halinde; suç tarihinden önce 14.02.2007 tarih ve 26434 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun’un 9/son maddesindeki “Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır” hükmü karşısında, sanığın maddede sayılan unvanlardan birine sahip olması halinde eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 204/2. maddesinde yaptırıma bağlanan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunu oluşturacağı, diğer sanık …’un ise TCK’nin 40/2. maddesi uyarınca kamu görevlisininin resmi belgede sahteicliği suçuna azmettirme suçundan sorumlu olacağı, sanığın kursun devrini usulüne uygun gerçekleştirdiğinin kabulü halinde ve yine sadece kurs kurucusu olması halinde sanık … ve …’un 5237 sayılı TCK’nin 204/1. maddesindeki suçtan cezalandırılmalarının gerekeceği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu nazara alındığında; suça konu belge asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde belge asıllarının dosya içerisine konulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Suça konu belgeler hakkında karar verilmemiş olması,
c) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamada gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık … ile sanık …’un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, sanık …’un ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 28.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.