YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11663
KARAR NO : 2024/890
KARAR TARİHİ : 25.01.2024
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/707 E., 2016/166 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/707 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca teşdiden 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme hükmünün uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, suça konu yasal unsurları haiz 20.06.2014 keşide tarihli ve 250.000,00 TL tutarındaki çeki katılan adına sahte ciro yaparak Yunus Koç’a vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın tevil yollu ikrarı, suça konu belgeye ilişkin emniyet kriminal uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamı itibarıyla, yüklenen suçun sübutunu kabul eden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi doğrultusunda alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayin eden Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamış olup hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ya da ertelenmesine yasal olanak bulunmadığından sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2015/707 Esas, 2016/166 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2024 tarihinde karar verildi.