Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/1175 E. 2024/374 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1175
KARAR NO : 2024/374
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/701 E., 2016/110 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/701 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, hükmü temyiz etmek istediğini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1 .01.12.2014 tarihinde…araç muayene istasyonuna gelen … plaka sayılı aracın muayene için plaka, şase ve motor numarası sorgulamalarında araca ait …te kaydı olmadığı ve trafik belgesi üzerinde bulunan hologram üzerindeki alfanümerik … numaradan …te …plakalı otomobile ait 30.12.2010 son muayene tarihli kaydı olduğunun tespiti üzerine kolluk kuvvetlerine yapılan ihbar ile başlatılan soruşturmada; sanığın araç muayene istasyonuna giderek aracın muayenesini yaptırmak yerine sahte olduğu ekspertiz raporu ile belirlenen muayene etiketini aracının ruhsatına eklettirmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; … plaka sayılı aracı … Ltd. Şti isimli ortağı olduğu şirket adına sıfır olarak satın aldığını, 2009 yılına kadar aracı kullandığını, bu sırada araç muayene işlemlerini de … Takipçilik isimli takip işleri ile uğraşan bir firmaya yaptırdığını, 2009 yılında şirketin faaliyetinin sona erdiğini, 2014 yılına kadar aracın kullanılmadığını, 2014 yılında yeniden araç muayene istasyonuna trafiğe çıkartmak amacıyla muayeneye götürdüğünde sahte olduğu söylenilen muayene işlemleri ile karşı karşıya kaldığını beyan etmiştir.
3. 24.02.2016 tarihli celsede suça konu motorlu araç trafik belgesi aslı üzerinde yapılan incelemede; … plaka sayılı opel marka kamyonet için … … Merkez tarafından düzenlenmiş… seri nolu motorlu araç trafik belgesindeki suça konu 30.12.2010 tarihli muayene işlemindeki sahteliğin dikkat çekmeyeceği, iyi niyetli üçünü kişilere karşı belgenin mevcut hali ile aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan 5237 sayıla Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “güveni kötüye kullanma” suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna göre bu ilamın ya da adli sicil kaydındaki diğer ilamlardan biri nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/701 Esas, 2016/110 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.