Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/11933 E. 2021/6008 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11933
KARAR NO : 2021/6008
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 09/03/2021 tarih ve 2021/1559 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/04/2021 tarih ve KYB-2021/42168 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/12/2009 tarihli ve 2009/185 esas, 2009/573 sayılı kararının itiraz edilmeden 22/03/2010 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 31/10/2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan dolayı mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanarak, adı geçen sanığın anılan Kanun’un 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli ve 2020/141 esas, 2020/251 sayılı kararının “sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 17/07/2009 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 17/07/2020 tarihine kadar geçen 11 yıllık süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22/03/2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun tarihi olan 31/10/2012 tarihleri arasında geçen 2 yıl 7 ay 9 günlük durma süresi de çıkarıldığında 8 yıl 4 ay 22 günlük sürenin geçmiş olduğu cihetle, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu dikkate alındığında, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22/03/2010 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 31/10/2012 tarihine kadar zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 17/07/2009 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilerek, davanın düşmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulmasının yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, sanığın “resmi belgede sahtecilik“ suçundan TCK‘nin 204/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli 2020/141 Esas ve 2020/251 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 28/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi