YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12017
KARAR NO : 2021/10609
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2008 tarih ve 2008/24638 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.09.2008 tarih 2008/387 Esas ve 2008/554 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verildiği, kararın temyizi üzerine Dairemizin 25.04.2012 tarih 2011/6415 Esas ve 2012/ 6520 Karar sayılı ilamı ile “5271 sayılı CMK’nun 231/12. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca itiraz olarak kabulü ile dosyanın mahalline gönderilmek üzere tevdiine” karar verilmesi sonrasında merci İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/656 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle kurulan hükmün aynı mahkeme tarafından 30.05.2018 tarihinde açıklanması ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay’a gönderilmesine karar verdiği anlaşılmıştır.
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8/1. maddesinin, “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2’nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.” şeklinde düzenlendiği, sanık hakkında her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve Yargıtay tarafından esasa ilişkin olmadan bir incelemeden geçmiş ise de; 5271 sayılı CMK’nin hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinin 5. fıkrasının son cümlesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.” hükmü uyarınca, hükmün ancak açıklandıktan sonra hukuki sonuç doğuracağı; somut olayda ise 30.05.2018 tarih, 2017/1184 Esas ve 2018/545 Karar sayılı hükmün hukuki sonuç doğurduğu ve infaz kabiliyetinin bulunduğu dikkate alındığında hükmün; bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş bulunması nedeniyle incelemesinin istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin mercisince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 23.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.