YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/125
KARAR NO : 2024/356
KARAR TARİHİ : 15.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/761 E., 2016/71 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
SUÇ TARİHLERİ: 29.11.2012, 27.05.2013
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/761 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında beraat kararları verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 29.11.2012 tarihinde hız limitini aşmak ve 27.05.2013 tarihinde ise 2.07 promil alkolün etkisi altında iken araç kullanmak suretiyle trafik kurallarını ihlâl ettiği, bu nedenlerle iki ayrı tarihte hakkında trafik idari para cezası tutanakları düzenlenirken katılana ait olan fakat üzerinde kendi fotoğrafı bulunan, ancak fotoğraf üzerinde soğuk damga ve mühür izinin bulunmaması nedeniyle aldatıcılık niteliği bulunmayacak şekilde sahte olarak oluşturulduğu tespit edilen sürücü belgesini ibraz edip düzenlenen trafik idari para cezası tutanaklarını katılan adıyla imzaladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık eylemlerini ikrar etmiştir.
3. Eylemlere konu 29.11.2012 ve 27.05.2013 tarihli trafik idari para cezası karar tutanakları dava dosyasında mevcut olup 29.11.2012 tarihli tutanağı hız limitinin ihlâl edilmesi nedeniyle 27.05.2013 tarihli tutanağı ise sanığın 2.07 promil alkolün etkisi altında iken araç kullandığının tespiti üzerine katılan adına tanzim edildikleri ve imzalandıkları belirlenmiştir.
4. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
Sanığın, sahte kimlik bilgileri esas alınarak tanzim olunan trafik idari para cezası karar tutanaklarını imzalaması şeklindeki eylem nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçu Yönünden
Sanığın üzerine atılı, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun hükümden sonra, 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 inci maddelerindeki seri muhakeme usulü ve basit yargılama usulünün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan; “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan; “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/761 Esas, 2016/71 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.01.2024 tarihinde karar verildi.