YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12742
KARAR NO : 2021/8494
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
A)Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Sanık ve müdafisinin yokluğunda verilip 09.05.2014 tarihinde sanık müdafisi Av…. …’na usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, sanığın 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 310. maddesinde öngörülen süreden sonra 01.07.2014 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B)Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
C)Sanıklar … ve … haklarında “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık … ve sanık … müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde;
1)Sanıklardan …’ın, suç tarihleri itibari ile … ilçesinde bilgisayar ve kamera sistemleri üzerine işyerinin bulunduğu, sanık …’ün söz konusu işyerinde uzun süredir çalıştığı, diğer sanık …’in ise nakliyecilik işi yaptığı, sanık …’ın sahte çek imal ettiğini bildiği önceden tanıdığı sanık …’den temin ettiği sahte çekleri, ticari alışverişlerinde kullanmaya başladığı, bu kapsamda katılanın yetkilisi olduğu … firmasından bu sahte çekleri kullanarak kamera malzemesi almaya karar verdiği, sanık … ile mükellefiyeti kapatılan … Klima Havalandırma Ltd.Şti.’nin kaşesini yaptırarak sanık …’e verdiği, daha sonra sanık …’ün MSN üzerinden kendisini … Klima firması yetkilisi … olarak tanıtarak (1) suça konu … Klima Şirketinin cirosu bulunan ve … Şubesine ait 13.02.2011 keşide tarih 6.700.TL bedelli sahte çeki vermek suretiyle 31.12.2010 tarihinde kamera malzemesi aldıkları, bu çekin sahte olduğunun şirket yetkililerince anlaşılması üzerine daha öncesinden benzer şekilde MSN adresi üzerinden sipariş verilip, bir kısmı nakit çoğu çekle yapılan ödemelerdeki çeklerin sahte olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanıklar tarafından MSN adresleri ile de irtibat kurulmak ve sipariş verilmek suretiyle (2) suça konu … Bankası … Şubesine ait 20.01.2011 keşide tarih ve 2.750 TL. bedelli; (3) … … Şubesine ait, 05.01.2011 keşide tarihli, 2.500.TL.bedelli; (4) … Bankası … Şubesine ait, 10.01.2011 keşide tarihli, 5.500 TL bedelli; (5) suça konu … … Şubesine ait 20.01.2011 keşide tarih, 5.300 TL. bedelli; (6) Türkiye … … Şubesine ait, 03.02.2011 keşide tarihli, 3.750 TL. bedelli; (7) … Bankası … … şubesine ait 16.04.2011 keşide tarihli 10.000.TL bedelli ve 20.05.2011 keşide tarihli, 11.000.TL bedelli sahte çeklerle katılan firmadan kamera malzemesi satın aldıkları, sanık …’ın önceki malzemeleri sahte çeklerle katılan firmadan rahatlıkla alması üzerine en son … adresinden sanık …’ün adını … olarak tanıtarak katılan firmadan 7.700.TL’lik kamera malzemesi talebinde bulunduğu, katılan firmanın durumdan şüphelenerek sanıkları yakalatmak için emniyet birimine haber verdiği ve sanık …’in (9) suça konu … Bank … Mahallesi Şubesine ait 15.04.2011 keşide tarihli, 6.700 TL’lik çek ve … Klimanın kaşesi ile birlikte yakalandığı, bu surette sanıkların iştirak halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda; sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında “…suç tarihleri olan 31.12.2010 ve 08.01.2011 tarihlerinde … Klima adına mal almak amacıyla katılan firmaya kendisinin gönderdiği, sanık …’in bu işin hukuka aykırı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, yan komşusu olduğu için gönderdiğini, katılanı dolandıran … … ve … firmaları ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, yalnızca arkadaşına ait olması nedeniyle … Klima adına alışveriş yaptığını…” beyan etmiş olması, soruşturma aşamasında 08.01.2011 tarihinde ifadesine başvurulan katılan firmanın depocusu …’ın “…olay tarihinde … … ve … adına mal almaya … isimli şahsın geldiği, …’in ise 31.12.2010 tarihinde ve 08.01.2011 tarihinde … Klima adına mal almaya gelen şahıs olduğunu…” belirtmesi ve 29.04.2011 tarihinde yapılan teşhis tutanağında “…dolandırarak mal alan şahısların gönderdiği nakliyecilerin 3 sefer … olduğu, diğer zamanlarda başka şahıslar gelip aldığı, şirket uygulaması olarak malı teslim alan şahısların kimlik ve imzalarının alınmadığını…” beyan etmiş olması, suça konu çeklerdeki yazı ve imzaların sanıklar … ve …’e ait olup olmadıkları konusunda bir bilirkişi incelemesi yaptırılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması ve de sanıkların suç kastlarının tespiti açısından; öncelikle sanıklar … ve …’in yazı ve imza örneklerinin usulüne uygun olarak alınarak, mukayeseye elverişli belge asıllarıyla birlikte kriminale gönderilerek, suça konu çeklerdeki yazılar ile imzaların bu kişilere ait olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi, katılan şirket yetkilisi tarafından bilhassa Mersin ilinde alınan sahte çeklerle ilgili Mersin ilinde suç duyurusunda bulunulacağı bildirildiğinden, katılanın yeniden beyanı alınarak suça konu çeklerle ilgili başkaca suç duyuruları bulunup bulunmadığı hususunun sorulması, şayet var ise ilgili soruşturma ve dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya konulması, suç tarihinde katılan şirkette depocu olarak çalışan …’ın tanık sıfatıyla beyanına başvurularak bilhassa suça konu sahte çekleri kimin getirdiğinin, getiren şahsın kendisini ne şekilde tanıttığının sorulması, gerektiğinde fotoğraf teşhis işlemi yaptırılarak çekleri kimin getirdiğinin netliğe kavuşturulması, buna göre sanıklar … ve …’in, ne şekilde diğer sanık …’ın sahte çek düzenleyip katılan firmadan mal alma eylemine katıldıkları, sanıkların ne şekilde suça iştirak ettikleri, etmişlerse hangi eylemlere katıldıkları ve suç işleme kastlarının bulunup bulunmadığı hususlarının karar yerinde tartışılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hükümler kurulması,
2)Kabule göre de; Sanıklar hakkında Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 12.05.2011 tarihli iddianamesi ile 31.12.2010 tarihinde kullanılan suça konu … Klima Şirketinin cirosu bulunan ve … Şubesine ait 13.02.2011 keşide tarih 6.700.TL bedelli sahte çek ile ilgili de dava açılmasına rağmen hükümde bahse konu çek ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması,
3) Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümler yönünden;
a)5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin TCK’nın 158/1-f. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken haksız menfaat miktarı olarak (2.750.TL + 2.500 .TL + 5.500.TL + 5.300.TL + 3.750.TL + 10.000.TL + 11.000.TL + 6.700.TL = 47.500.TL) çek bedellerinin toplamı olan 47.500.TL haksız menfaat miktarı olarak kabul edilmesine rağmen temel adli para cezasının “4750 tam gün” yerine “2400 tam gün” adli para cezası tayin edilmek suretiyle eksik ceza tayini,
b)Temel adli para cezası “2400 tam gün” olarak belirlendikten sonra TCK’nın 43/1 maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılması gerekirken, artırım yapılmaması,
c) TCK’nın 52/2. maddesi gereği, kişinin ekonomik ve sosyal durumu göz önüne alınarak hükmedilen cezanın en az 20 TL ile en fazla 100 TL karşılığı paraya çevrileceğinin belirtilmesine karşın, 28/06/2011 tarihli celsede aylık kazancını sanık … 1000.TL, sanık … 600.TL olarak beyan eden sanıklar hakkında belirlenen adli para cezasının, sanıkların ekonomik ve sosyal durumuyla orantısız şekilde günlüğü 40.TL üzerinden adli para cezasına çevrilmesi suretiyle TCK’nin 52/2. maddesine aykırı olarak fazla ceza tayin edilmesi,
4)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafisi ve sanık …’ün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 14.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.