YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13614
KARAR NO : 2021/7755
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen; “(1) Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay Ceza Daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulunda bulunan dosyalar kararına direnilen daireye gönderilir. (3) Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir” fıkraları gereğince, Dairemize gönderilen dosya yeniden okunarak gereği düşünüldü:
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 tarih, 2015/8 Esas ve 2015/57 Karar sayılı direnme kararı yerinde olduğundan kabulü ile (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.12.2014 tarih 2013/5782 Esas ve 2014/21430 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
1)Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun katılan aleyhine haciz işlemi yapılması ile tamamlanmış olması nedeniyle sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafisinin yerinde görülmeyen diğer temyiz nedenlerinin reddine, ancak:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih, 2007/10-108 E. ve 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 10 gün olarak tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “10 gün “, “5 gün ” ve “100 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün” ve “40 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, senedin icra takibine konulduğu 19/06/2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 04.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.