YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14500
KARAR NO : 2021/8566
KARAR TARİHİ : 14.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, hüküm duruşmasında mahkemenin yargı çevresi dışında başka bir suçtan dolayı hükümlü olarak bulundukları anlaşılan, sanıkların hükmün tefhim olunduğu oturuma getirtilmesi veya SEGBİS yolu ile katılımı sağlanmadan yokluklarında mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma haklarının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafisi ve sanık …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 14.10.2021 tarihinde sanıkların savunma haklarının kısıtlanmadığına dair dairemiz Üyeleri … ve …’ın karşı oyları ile oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı görüş:
Sayın çoğunluğun hüküm duruşmasında mahkemenin yargı çevresi dışında başka suçtan dolayı hükümlü olarak bulunan sanıkların hükmün tefhim olunduğu oturuma getirilmemesi veya SEGBİS yolu ile katılımları sağlanmadan yokluklarında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle savunma haklarının kısıtlandığı yolundaki bozma düşüncesine katılmak mümkün bulunmamıştır, zira;
Sanıklar hakkında daha önce dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmü suç tarihinden sonra yürürlüğe giren sanıklara atılı suçu uzlaştırma kapsamına alan kanun değişikliğine ilişkin olarak bozulmuştur. Önceki bozma sanıklar aleyhine bir bozma değildir. 5320 sayılı kanunun 8 maddesi uyarınca uygulanması zorunlu CMUK’ nun 326 maddesinin ” sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilememiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir ancak sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenmesi gerekir” hükmü nazara alındığında Yargıtay bozması sonrasında mahkemece önceki cezadan daha ağır bir cezaya hükmolunmayan sanıklar için davetiye çıkartılması yeterli olup yeniden dinlenilmesinde zorunluluk bulunmamasına rağmen sanıkların lehine olduğunda kuşku bulunmayan bozmaya karşı savunmaları uzlaşmaya ilişkin beyanları alınmış alınmıştır.
Sanıkların bozmaya karşı savunmaları alınırken duruşmadan bağışık tutulma hakları da hatırlatılmış sanıklar bozmaya karşı savunmalarında bozmadan önceki savunmalarını tekrar ederken duruşmadan bağışık tutulmalarını da talep etmişlerdir.
Atılı suç nedeniyle tutuklu bulunmayan sanıkların, başka suçtan dolayı bozmadan sonraki karar oturumunda hükümlü olarak yargı çevresi dışında bir cezaevinde bulundukları anlaşılmaktadır.
Sanıklar lehine olan bozmadan sonra, bozmaya karşı savunmalarının alınarak bozmaya karşı ve uzlaşma müessesesine ilişkin diyeceklerinin sorulduğu, sanıkların duruşma beyanlarında duruşmadan vareste tutulma taleplerinin bulunduğu, vareste tutulma taleplerinin tüm kovuşturma aşamasına ilişkin olduğunun kabulünde zorunluluk bulunduğu, sanıkların hüküm tarihinde atılı suçtan dolayı tutuklu bulunmadıkları gibi aynı yargı çevresinde bulunmayan bir cezaevinde başka suçtan hükümlü olmaları karşısında karar oturumunda bizzat yada SEGBİS ile hazır bulundurulması zorunluluğunun bulunmadığı, bu nedenle savunma haklarının kısıtlandığının kabulünün mümkün bulunmadığından davanın esasına girilerek temyiz incelemesi yapılması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma düşüncesine iştirak edilememiştir.