YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15128
KARAR NO : 2021/9403
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık …’in, temyiz dışı sanık … ile tespit edilemeyen bir şekilde ele geçirdikleri, keşidecisi … olan suça konu, 02.06.2010 keşide tarihli ve 34.700 TL bedelli sahte çeki, katılan …”e kırdırmak suretiyle tedavüle soktukları, bu surette sanığın iştirak halinde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen anlatımlarında, önceden tanıdığı diğer sanık … ile katılan … …’i ticaret yapmaları için tanıştırdığı, ancak suça konu çeki hiç görmediği, çekte cirosunun bulunmadığı, yazı ve imzaların kendisine ait olmadığı yönündeki istikrarlı savunması, katılan … …’in çeki aldıktan sonra bankaya sordurmak amacıyla yanında çalışan … adlı şahsı gönderdiğini beyan etmesine rağmen bahse konu şahsın beyanının alınmamış olması, ayrıca katılan … …’in çek kırdırma karşılığında 28.000.TL parayı kime verdiği hususunda aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, öncelikle katılanın yanında çalıştığı anlaşılan … adlı şahsın kimlik ve adres bilgilerinin katılandan sorulmak suretiyle tespiti ile bulunması halinde tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanına başvurulması, bilhassa tanığa sanık …’in diğer sanık …’ı “Gürkan Şen” ismi ile tanıştırıp tanıştırmadığı hususunun sorulması, katılan … …’in yeniden ayrıntılı beyanının alınarak çek bedelini kime ödediği, sanık …’e ödediğine dair herhangi bir makbuz, belge veyahut tanık bulunup bulunmadığı hususunun sorulması, bildirildiği takdirde denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınması veya bildirilen tanıkların beyanına başvurulması, toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanık …’in diğer sanık …’ın eylemine ne surette iştirak ettiğinin karar yerinde tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-) Kabule göre de; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, suça konu olayda çek bedeli 34.700.TL olarak gözükmekte ise de; katılanın çek karşılığında 28.000.TL ödediğini beyan etmesi karşısında, adli para cezasında temel cezanın “2.800 gün” üzerinden tayin edilmesi gerekirken “3500 gün” üzerinden tayin edilmesi suretiyle sanık hakkında fazla adli para cezasına hükmedilmesi yasaya aykırı,
3-) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 27.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.