YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15234
KARAR NO : 2023/2082
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/394 E., 2015/337 K.
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 Tarihli ve 2014/394 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar …, …, … hakkında, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
2. Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1 .Sanık …’ün temyiz isteği hatalı değerlendirme ile hakkında verilen mahkumiyet kararının kaldırılması ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz isteği, sanıklar …, …, …’ın yüklenen suçtan cezalandırılması gerekirken sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar …, … ve …’ın Bursa ilinde … Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’na kayıtlı mali müşavir oldukları, dosya kapsamına göre sanık …’ün ise sanıklarla birlikte farklı muhasebecilerin de yanında çalışan muhasebe personeli olduğu, katılanın işletmesine ilişkin beyannamelerini vermesi, defterlerini tutması, sigorta primlerinin ödenmesi gibi muhasebe işleriyle ilgilenmesi için önceden tanıdığı sanık … ile sözlü olarak anlaştığı, katılanın işyeri adına bir kısım beyannamelerin ve muhasebe işlemlerinin sanık … Demirbaş’ın meslek şifresi kullanılarak yapıldığı; katılan vekili tarafından 24.07.2013 tarihli dilekçe ile sanıklar hakkında bazı dönemlere ilişkin beyannamelerin verilmediği, eksik beyanda bulunulduğu ve sanık …’e SGK primlerinin ödenmesi için teslim edilen paraların SGK’ya yatırılmadığı iddialarıyla şikayetçi olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan ve yanında çalışan İ.A’nın özetle, katılanın sanıklardan …’ü önceki muhasebecisinin yanında çalışması nedeniyle tanıdığı, muhasebecisinin işlerinin yoğun olması ve yönlendirmesi ile katılanın muhasebe işlemlerini yapması için sözlü olarak … ile anlaştığı, ilgili bilgi, belge ve paraların sanık …’e teslim edildiği, katılanın diğer sanıklarla bir anlaşmasının veya sanıklara teslim ettiği bir paranın olmadığı ve son celse alınan ifadesinde, defterlerini tutması için suçlu olan herkesten şikayetçi olduğunu, teslim ettiği ve sanıkların kullandığı para miktarı konusunda tam olarak emin olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
3. Sanık …’ün aşamalardaki savunmalarında özetle, katılanı önceden çalıştığı muhasebecisi vasıtasıyla tanıdığını, mali müşavir belgesi olmadığını ancak katılanın yardımcı olmasını istemesi nedeniyle tanıdığı muhasebecilerin şifrelerini kullanarak beyannamelerini verdiğini ve gerekli işlemleri gerçekleştirdiğini, katılandan vergi veya sigorta ödemesi adı altında para almadığını, diğer sanıkların bu işlemlerle bir ilgilerinin bulunmadığını, şifrelerini kullandığı için isimlerinin geçtiğini beyan ettiği, sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında özetle, katılanı tanımadığını, katılanla arasında herhangi bir sözleşme olmadığını ve buna istinaden katılandan herhangi bir bilgi, belge veya para almadığını, sanık …’ün bazı işlerde kendisine yardımcı olduğu için şifresini bildiğini, şifresinin bilgisi dışında kullanıldığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece sanıklar …, … ve …’ın, katılan tarafından bu sanıklara teslim edilen belge veya para olmadığı, dosya kapsamında savunmalarının aksine cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı değerlendirilerek yüklenen suçtan beraatlerine karar verilmiş; sanık … hakkında ise hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine yönelik temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının anlaşılması nedeniyle hükümde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un, 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen “güveni kötüye kullanma“ suçunun oluşabilmesi için; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması veya bu devir olgusunun inkar edilmesinin, aynı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise bu suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesinin gerekeceği gözetilerek, katılan tarafından sanığa tevdii veya teslim edildiği kabul edilen paranın ve sanık tarafından devir amacı dışında tasarrufta bulunularak yatırılmayan primlerin miktarının ne kadar olduğunun net olarak dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, katılanın duruşmaya yeniden çağrılarak, bu hususların açıkça tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre de, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık …’ın hüküm tarihinden sonra 13.08.2018 tarihinde, sanık …’ın hüküm tarihinden sonra 26.11.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/394 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanıklar …, … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Bursa 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/394 Esas, 2015/337 Karar sayılı kararına yönelik sanık …’ün ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanıklar … ve … yönünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.