YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15293
KARAR NO : 2023/778
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/132 E., 2018/494 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ergani Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2012/238 Esas, 2014/187 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 5000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar … ve … hakkında katılanlar …, …, … ve mağdur …’a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında, katılanlar …, …, … ve mağdur …’a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ergani Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2014 tarihli ve 2012/238 Esas, 2014/187 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.09.2017 tarihli ve 2017/19067 Esas, 2017/18185 Karar sayılı kararı ile sanıkların eylemlerine uyan, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ergani Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2017 tarihli ve 2017/298 Esas, 2017/239 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/494 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … haklarında katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 5000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar …, … haklarında katılanlar …, …, … ve mağdur …’a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanık … hakkında, katılanlar …, …, … ve mağdur …’a yönelik dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2019 tarihli ve 15-2019/13068 numaralı sanık … yönünden temyiz isteminin süre yönünden reddi ile diğer sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması görüşlerini içeren tebliğnamesiyle dosya temyiz incelemesi için Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’ün Temyiz İstemi
Katılanlarla ve mağdurla ticaret yaptığına, borcunun büyük bölümünü ödediği halde kendisinden fazla para talep edilmesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığına, kendisine verilen cezanın gözden geçirilmesi ve mağduriyetinin giderilmesi talebine ilişkindir.
B. Sanık …’ın Temyiz İstemi
İsnat edilen suçları işlemediğine, yargılama sırasında beyanlarına itibar edilmediğine, bu nedenle kanuna ve hukuka aykırı olarak verilen cezanın bozulması talebine ilişkindir.
C. Sanık …’ın Temyiz İstemi
Herhangi bir temyiz nedeni göstermeden, temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 03.01.2011 tarihinde sanıkların ilk olarak hayvan satın almak amacıyla katılan …’ın yanına geldikleri, sanıklardan …’ün kendisini Ergani İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görevli üsteğmen Şahin Ayyıldız olarak tanıtıp askeri kimlik gösterdiği, sanık …’ın kendisini Mehmet İpek ismiyle tanıtarak iş adamı olduğunu belirttiği ve daha önce katılan tarafından tanınan sanık …’ın da diğer sanıkları tanıdığını bildirdiği, tüm sanıkların askeri personel için canlı hayvan alacaklarını söyleyerek katılandan çok sayıda büyük ve küçükbaş hayvanı veresiye olarak satın aldıkları, katılan …’ın sanıkları diğer katılanlar …, … ve mağdur …’ın yanına götürdüğü, sanıkların yine kendilerini farklı kimlik ve sıfatlarla tanıştırarak çok sayıda büyük ve küçükbaş hayvanı aynı şekilde satın aldıkları ve karşılığında ödeme yapmadıkları, bu suretle iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
2. Birleşen dosyada; sanıklar … ve …’ın, 08.01.2011 tarihinde katılan …’ın ikamet ettiği Şehgür Köyüne gelerek, Diyarbakır Devlet Hastanesi ve Diyarbakır Askeri Hastanesinin et ihalesini aldıklarını beyan etmek suretiyle canlı hayvan satın almak istedikleri, sanıklardan …’ün kendisini herhangi bir kimlik belgesi ibraz etmeksizin MİT görevlisi olarak tanıttığı ve katılandan çok sayıda hayvanı veresiye satın alarak ödeme yapmadıkları, bu suretle iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
3. Sanıklardan … ve … aşamalarda alınan savunmalarında özetle; katılanlar ve mağdur ile hayvan alışverişi yaptıklarını, kendilerini farklı isimle tanıtmadıklarını, borcun büyük çoğunluğunu ödediklerini beyan ederek suçlamaları kabul etmemişler; sanık … ise bozma öncesinde Ergani Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında diğer sanıkların kendilerini farklı isimlerle tanıttıklarını, askeriye için canlı hayvan alacaklarını söylediklerini kabul etmekle birlikte, bozma sonrasında alınan savunmasında bu ifadesini kabul etmeyerek çelişkili beyanlarda bulunmuştur.
4. Katılanlar …, …, … ve mağdur … ise aşamalarda alınan beyanlarında; olayların iddianamede anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini, sanık …’ün kendisini üsteğmen Şahin Ayyıldız ismiyle tanıtarak askeri kimlik gösterdiğini, askeriye için alınacağını beyan ederek hayvanlarını veresiye şekilde satın aldığını, daha sonra kararlaştırılan paranın ödenmediğini bildirmişlerdir.
5. Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/494 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda, sanıkların kendi kimliklerini gizlemek suretiyle iş adamı, kamu personeli olduklarını söyleyerek 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri, aksi halde sıfatları hakkında güven uyandırmamaları halinde kendilerine veresiye satış yapılmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı kanaatiyle, suç tarihinde bu maddenin yürürlükte bulunmaması nedeniyle, eylemin sanıklar lehine olan aynı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı gerekçesiyle, sanıklar hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
UYAP üzerinden yapılan incelemede; sanık …’ın 06.09.2018 tarihinde yüzüne karşı tefhim olunan kararı, Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla gönderdiği 10.09.2018 tarihli dilekçeyle yasal süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanıklar … ve … Haklarında Katılan …’a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre; suç tarihinin 08.01.2011 olduğu ve uzlaşma süreci de dikkate alınarak, bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanıklar …, … ve … Haklarında Katılanlar …, …, … ve Mağdur …’a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sübuta yönelik kabulünün usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle, sanıkların bu hususa ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1. Sanıkların iştirak halinde işledikleri kabul edilen dolandırıcılık fiillerini, kamu kurumu niteliğindeki Türk Silahlı Kuvvetlerinin maddi varlığı olan askeri kimlik kartı kullanarak işledikleri anlaşılmış olmakla, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2. Kabule göre de;
a. 03.01.2011 olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında 24.02.2011 şeklinde yanlış yazılması,
b. Sanıkların mağdurlara yönelik eylemlerinin aynı anda ve tek bir fiil ile gerçekleştirilmemesi nedeniyle, her bir sanık yönünden mağdur sayısınca ayrı ayrı dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında somut olayda uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
c. Hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine karar verilmesi,
d. Sanıklardan …’ün gözaltında geçirdiği süre yönünden, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin uygulanmaması,
Nedeniyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Haklarında Katılan …’a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/494 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar Abdurrahman
Türk ve …’ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanıklar …, … ve … Haklarında Katılanlar …, …, … ve Mağdur …’a Karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2018 tarihli ve 2018/132 Esas, 2018/494 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı itibarıyla sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.