Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/16111 E. 2021/10146 K. 10.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16111
KARAR NO : 2021/10146
KARAR TARİHİ : 10.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK.’nin 43. maddesinde “değişik zamanlarda” denilmesi karşısında aynı anda müştekiye teslim edilen ve değişik zamanlarda düzenlediklerine dair bir delil bulunmayan belgeler yönünden zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanığın tekerrüre esas alınan Kartal 7 ASCM’nin 2009/1576 Esas, 2010/1122 Karar sayılı ilamına konu TCK’nin 155/2 maddesindeki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyeti hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza belirlenirken, TCK’nın 62.maddesinin uygulamasında hapis cezasından indirim yapılmasına rağmen, adli para cezasından indirim yapılmayarak fazla ceza tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, özel belgede sahtecilik suçu yönünden oy birliğiyle, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağına dair Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile 10.11.2021 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇE

Dairemizin 2017/14724 Esas, 2020/1903 Karar sayılı 27.02.2020 tarihli, 2017/14699 Esas, 2020/755 Karar sayılı 03.02.2020 tarihli, 2017/16549 Esas, 2020/1332 Karar sayılı 13.02.2020 tarihli kararlarına ilişkin “uzlaştırma kapsamında olan dolandırıcılık suçu ile uzlaştırma kapsamında olmayan sahtecilik suçunun birlikte aynı gerçek kişiye karşı işlenmesi halinde dolandırıcılık suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağına” dair karşı oylarımızda ayrıntılı olarak açıkladığımız üzere;
CMK’nin 253. maddesinin 3. Fıkrasının son cümlesi ile uzlaşma kapsamına giren bir suçun uzlaşma kapsamına girmeyen bir başka suç ile birlikte farklı mağdura (gerçek kişi) karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Sanığın şikayetçiye ait … Eğitim Hizmetleri isimli firmada pazarlama elemanı olarak çalıştığı, kendisine satması için 24 takım Kuran-ı Kerim Eğitim seti verildiği, sanığın bu seti …’e borçları karşılığında vererek atılı suçları işlediği iddia olunan somut olayda; uzlaştırma kapsamına giren hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, bu kapsama girmeyen sahtecilik suçuyla birlikte aynı müşteki-mağdur …’a karşı işlenmiş olması nedeni ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden uzlaşma hükümleri uygulanamayacağından; sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine katılmıyorum.10.11.2021