Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/1645 E. 2024/375 K. 15.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1645
KARAR NO : 2024/375
KARAR TARİHİ : 15.01.2024

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/677 E., 2016/109 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, müvekkilinin suç işleme kastı olmadığını, şikâyetçinin zararının olmadığını, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığını beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçinin 2014 yılı Temmuz ayında sanığa kereste sattığını, sanığın borcunu ödemediğini, 2014 yılı Eylül ayında kendisine suça konu bonoyu teslim ettiğini, ancak senedin vadesi geldiğinde ödenmediğini beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada; suça konu senet üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesi alınan raporda; senedin ön yüzündeki yazı ve rakamların sanığın eli ürünü olduğunun, senedin ön yüzünde bulunan borçlu imzalarının sanığın eli ürünü olabileceğinin rapor edildiği somut olayda, sanığın resmi belge niteliğindeki senedi sahte (hayali) olarak borçlu Kemal AKGÜNDÜZ ismine tanzim ettiği, böylece üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, şikâyetçiden 2014 yılında Temmuz ayında aldığı kereste borcuna karşılık vermiş olduğu senedi ne zaman düzenlediğini hatırlamadığını, sarhoşken düzenlemiş olabileceğini, şikâyetçiye borcunu ödediğini beyan etmiştir.
3. 09.02.2016 tarihli celsede suça konu senedin mahkemece yapılan gözleminde; 12.04.2014 düzenleme, 20.09.2014 vadeli 4.000,00 TL meblağlı … adına verilmiş borçlusu Kemal Akgündüz olan senedin TTK.nda yazılı unsurları taşıdığı, gerek yazılan yazılan yazılarda, gerek bononun sahi olması sebebiyle aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın aldığı keresteler sebebiyle öncesinden doğan borcuna karşılık suça konu senedi düzenleyip verdiği konusunda tereddüt bulunmamakta olup senedin unsurları itibarıyla kambiyo senedi olup resmi belge sayıldığından sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Adli emanetin 2015/179 sırasında kayıtlı emanetin dosyada delil olarak saklanmasına ilişkin mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Batı 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/677 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.01.2024 tarihinde karar verildi.