Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/16837 E. 2023/11139 K. 28.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16837
KARAR NO : 2023/11139
KARAR TARİHİ : 28.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/371 E., 2019/181 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin,30.04.2013 tarihli ve 2012/85 Esas, 2013/275 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.04.2017 tarihli ve 2015/2717 Esas, 2017/8569 Karar sayılı kararı ile “sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası … Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2017/371 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca ayrı ayrı hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ün temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık …’ün temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
3. Sanık …’in temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içinde hareket ederek, sanık …’in temyiz dışı sanık …’nın babası, sanık …’in sanık …’nın annesi, sanık …’nın diğer sanıkların uzaktan akrabası olduğu, sanık …’nın resmi nikahlı evli ve iki çocuklu olduğu halde katılana kendisini boşanmış olarak tanıttığı, katılan ile sanık …’nın evlenmek üzere anlaştıkları, bunun üzerine katılanın sanıklar tarafından talep edilen senet, altın, ziynet eşyası, cep telefonu, 800,00 TL nakit parayı sanıklara verdiği, sanık …’nın bu anlaşmaya rağmen katılanın evinde bir gün kaldıktan sonra önceki evliliğinden olan çocuğunu görme bahanesi ile katılanla birlikte …te bulunan ailesinin yanına gittikten sonra katılan ile tekrar … ilçesine dönmediği, katılanın sanıkların …teki evine alınmadığı, katılan tarafından talep edilmesine rağmen sadece 2.500,00 TL’lik senedin sanık … tarafından araya başka şahısların girmesi ve ısrar etmeleri neticesinde katılana iade edildiği, katılanın diğer sanıklara herhangi bir şekilde ulaşamadığı, bu suretle sanıkların işbirliği halinde hileli davranışlarla katılanı aldatıp zarara uğratarak haksız yarar sağlayarak dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla iş bu kamu davası açılmıştır.

2. Sanıklar savunmalarında dolandırıcılık kastıyla hareket etmediklerini söyleyerek üzerlerine atılı suçu kabul etmemişlerdir.
3. Katılan aşamalardaki beyanlarında; ” … ile birlikte Karabük iline gittik. Beni … … isimli şahısla tanıştırdı. … ile konuştuk anlaştık. Daha sonra benden …’nın annesi … ve babası … para istediler. Para olmadığını söyledim. Ancak daha sonra borç bularak bu parayı …’a benim evime geldiklerinde onlara verdim. İddianamede geçen altın ve paraları ayrıca senedi sanıklara verdim. Hepsinin toplam tutarı 10.000,00 TL dir. Sonra …’nın anne ve babası …e döndüler. … da benimle birlikte kaldı. Ben …’nın evli olduğunu bilmiyordum. Sadece boşandığını ve iki çocuğu olduğunu öğrendim. Kendisi ile nikahı daha sonra yapacaktık. Ancak sanık benimle birlikte bir gün kaldıktan sonra birlikte Karabük iline el öpmeye ve çocukların hasta olduğunu öğrenmemiz üzerine gittik. Burada sanık … eve girmesine rağmen anne ve babası beni eve almadılar. 2.500,00 TL çeki … aslında bana iade etmeyecekti. Ancak araya başka şahıslar girince olay günü bana çeki iade etti. Bana yapılan kısmi ödeme nedeniyle sanıklara cezasından indirim yapılmasını kabul etmiyorum. Zararlarım giderilmedi. Sanıklardan şikayetçiyim” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Tanık … … aşamalardaki beyanında;”Katılan … benim oğlum olur. Olay tarihinde … isimli şahıs oğlumu … … isimli şahısla tanıştırdı. Oğlum … ile evlenmek için anlaştı. ancak … ve onun akrabaları bizden para ve altın ile senet istediler. Bunun üzerine oğlum benim yanımda bu şahıslara 2.500,00 TL’lik bir senet, iki adet büyük cumhuriyet altını, bir adet yarım cumhuriyet altını , iki çeyrek cumhuriyet altını, altın küpe, yüzük , cep telefonu ile 800,00 TL nakit para verdi. Bu şahıslar bizim evimizde sadece bir gün kaldılar. Daha sonra … çocuğunun hasta olduğunu söyleyerek …e gitmek istedi. Bunun üzerine oğlum bu şahıslar ile birlikte …e gitti. Ben gitmedim. Sonradan öğrendiğime göre bu şahıslar oğlumu eve almamışlar. … isimli şahıs oğlumu yatıştırmak için 2.500,00 TL lik senedi iade etmiş, bu şahıslara verdiğimiz eşyaları ve paraları geri alamadık. Ayrıca …’nın resmi olarak evli ve iki çocuklu olduğunu biz sonradan öğrendik…. iddia edildiği gibi bizim evimizde bir hafta kalmış değildir. Diğer akrabaları ile birlikte sadece bir gün kaldı. bu süre zarfı içinde bende evde idim. … ile oğlum herhangi bir şekilde cinsel ilişkiye girmedi. oğlum bu şahsa ilişkiye girme teklifinde bulunmadı. Zaten hiç yalnız kalmadılar. Diğer şahıslarla birlikte ben sürekli onların yanında idim. Bu şahıslar oğlumu kandırmış ve dolandırmışlardır”şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Dosya bozma sonrası Uzlaştırma Bürosuna gönderilmiş ancak katılanın uzlaşma teklifini kabul etmemesi nedeniyle uzlaşma gerçekleşmemiştir.
6. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanıkların atılı suçu işledikleri kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2019 tarihli ve 2017/371 Esas, 2019/181 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.12.2023 tarihinde karar verildi.