YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17219
KARAR NO : 2021/7805
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın, yeğeni olan katılan …’nın TC Kimlik Numarasını akrabalık ilişkisi nedeniyle bildiği için ilk suç tarihi olan 16.04.2009 tarihinde … Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giderek hem kendisi için hem de … için muayene başvurusu yapıp barkod aldığı, kendi adına aldığı barkod ile … protokol kaydı üzerinden göz hastalıkları uzmanı doktora muayene olup gözlük reçetesi yazdırıp çıktığı, dışarı çıktıktan sonra … adına aldığı randevuya ilişkin barkodu kendi adına yazılan … protokol nolu reçetenin üzerine yapıştırarak sanki … muayene olmuş ve reçete yazdırmış gibi gözlükçüye giderek … adına gözlük camı ve çerçeve alıp reçetenin arkasına …’in amcası olduğunu beyan ederek imzalayıp gözlükçüden ayrıldığı, bu olaydan sonra 11.01.2010 tarihinde yine aynı şekilde … Eğitim ve Araştırma Devlet Hastanesi’ne gidip hem kendisi için hem … için muayene barkodu aldıktan sonra yine göz hastalıkları uzmanı doktora 1716135 nolu protokol kaydı üzerinden muayene olup poliklinikten ayrıldıktan sonra … adına aldığı barkodu kendi reçetesinin üzerine yapıştırıp gözlükçüye giderek ve …’nın amcası olduğunu beyan ederek reçetenin arkasını imzalayıp cam ve çerçeve alıp gözlükçüden ayrıldığı, sonra adına gözlük camı ve reçete alınan …’nın ikamet ettiği Sivas’ta göz muayenesine gittiği ve kendisine reçete yazılması üzerine mevzuat gereği daha önce alınan gözlükte sürenin dolmaması nedeniyle yeni bir gözlük verilmesinin mümkün olmadığı bildirilince …’nın diğer katılan …’na ihbarda bulunduğu, kendisinin daha önce belirtilen gözlükleri almadığını bildirdiği, …’nın ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen 24.11.2011 tarihli inceleme raporuna göre … Hastanesinde otomasyona kayıtlı hastaya yapılan işlemler, bilgi formları kapsamında reçetelerin yazımında usulsüzlük olmadığı, yazıldıktan sonra reçetelerin üzerinde sanık tarafından tahrifat yapıldığının tespit edildiği, sanığın eylemi nedeniyle katılan kurumun her iki eylem nedeniyle toplam 85.72 TL zarara uğradığı, bu şekilde sanığın 16.04.2009 ve 11.01.2010 tarihlerinde ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumu zararına dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu kamu davasında,
1) 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup tüm dosya kapsamına göre, sanığın bir suç işleme kararı ile aynı mağdurlara karşı gerçekleşen eylemlerinin zincirleme şekilde işlenmiş kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Gerekçeli karar başlığına ikinci suç tarihinin, suça konu sahte reçetenin kullanıldığı “12.01.2010” tarihi olarak yazılması gerekirken gerekçeli karara “11.01.2010”, hüküm fıkrasına ise “10.01.2010” şeklinde yanlış yazılması,
b) Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
c) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunda; sanık hakkında hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, kurumun dosya arasındaki yazılarından sanığın 16.04.2009 tarihli eylemindeki katılan kurum zararının 39,38 TL, 12.01.2010 tarihli eylemindeki kurum zararının da 46, 34 TL olduğunun anlaşılması karşısında temel adli para cezasının belirtilen miktarlara uygun olacak şekilde belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken, temel adli para cezasının teşdiden belirlenmesine ilişkin ayrıca gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak sanık hakkında fazla adli para cezası tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış haklarının gözetilmesine, 05.10.2021 tarihinde 16.04.2009 tarihli resmi belgede sahtecilik suçunun zincirlemeye dahil olmakla birlikte bağımsızlığını koruduğu ve inceleme tarihi itibariyle zaman aşımına uğradığına dair Başkan vekili …’ın ek gerekçeye dayalı karşı oyu ile oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.