Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17272 E. 2023/460 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17272
KARAR NO : 2023/460
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/321 E., 2015/24 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, şantaj, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, onama, bozma

Sanık hakkında hakaret suçundan sonuç olarak hükmolunan 1.860,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci madde uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında dolandırıcılık ve şantaj suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza

Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2013/321 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Şantaj suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 107 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
3. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 58 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 1.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz etme iradesinden ibaret olup herhangi bir neden gösterilmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın internette tanıştığı sanığın, kendisini farklı isimle ve inşaat firması sahibi olarak tanıtarak beş gün boyunca katılanla internet üzerinden görüştükleri, katılandan hoşlandığını söyleyip onu kandırarak nakit parası olmadığı bahanesiyle ilk başlarda küçük miktarlarda para talebinde bulunduğu, daha sonra her defasında değişik mazeretlerle katılanın toplam 14.985,00 TL parayı banka kanalıyla kendisine gönderilmesini sağladığı, dolandırıldığından şüphelenen katılanın para göndermemesi üzerine katılanı telefonla arayarak ve mesaj göndererek para göndermemesi halinde ailesine ve öğrencilerine deşifre etmek suretiyle rezil edeceğini söyleyerek tehdit edip hakarette bulunmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık, hakaret ve tehdit suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davasının açıldığı anlaşılmaktadır.

2. Mahkemece yapılan yargılamada, katılanla internette tanışan sanığın sahte isim kullanarak, gerçekte olmadığı halde kendisini firma sahibi gibi gösterip katılanı inandırarak, kendisine birçok kez para göndermesini sağlamak suretiyle dolandırıcılık ve katılanın dolandırıldığından şüphelenmesi nedeniyle para göndermemesi üzerine, sanığın telefonla yaptığı görüşmeler ve gönderdiği mesajlarla katılana karşı tehdit ve değişik kereler hakaretler ettiği kabul edilerek basit dolandırıcılık, hakaret ve şantaj suçlarından ek savunma hakkı da verilerek mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
3. Katılan, olayın anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini, durumdan şüphelenip para yatırmaması üzerine sanığın kendisini 0534 … 52 numaralı telefondan arayarak ve mesaj çekerek kendisini rezil edeceği, meslek hayatını bitireceği yönünde tehdit ve seni sinkaf ederim şeklinde hakarette bulunduğunu belirtmiştir.
4. Sanık, soruşturma aşamasındaki ilk ifadesinde katılanı tanımadığını beyan etmişse de; sonraki beyanlarında, katılanla internetten tanıştıklarını, ilerleyen zamanda katılanla samimiyet kurduğunu, katılanın şehvetli mesajlar ve görüntüler yolladığını ancak suça konu parayı katılanın kendi isteğiyle verdiğini, katılanı dolandırma kastının olmadığını beyan etmiş, 0 534 … 52 nolu telefonla katılanla konuştuğunu ikrar etmiştir.
5. Mesaj tespit ve telefon inceleme tutanakları, banka kayıtları, paranın çekildiğine ilişkin kamera görüntüleri, HTS kayıtları ve sanığa ait adli sicil kaydı dosya arasındadır.

IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Katılanın durumdan şüphelenip sanığa para göndermemesi üzerine, sanığın katılanı arayıp mesaj çekerek para göndermemesi halinde katılanı çalıştığı okula ve ailesine deşifre edeceğini söylemek suretiyle şantaj suçunu işlediği yönündeki kabûlde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak;
a) Tekerrüre esas alınan Üsküdar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.2008 tarihli 2007/1489 Esas ve 2008/466 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 1.860,00 TL adli para cezasının hüküm tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 58 nci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması,
b) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarih Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

C. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe başlığı altında yer alan (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2013/321 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Şantaj Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2013/321 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından; tekerrüre ilişkin paragrafın tamamen çıkarılması, TCK’nın 52 nci maddesinin dördüncü maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraftan “ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesine” ibaresinin çıkartılarak, yerine “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infazına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2015 tarihli ve 2013/321 Esas, 2015/24 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.