YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17543
KARAR NO : 2023/214
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10…..2011 tarihli ve 2007/435 Esas, 2011/463 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5271sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; yine dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 … hapis ve 750,00.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Küçükçekmece 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 10…..2011 tarihli ve 2007/435 Esas, 2011/463 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.03.2014 tarihli ve 2012/13571 Esas, 2014/5421 Karar sayılı kararı ile somut olayda dolandırıcılık suçunun işlenmesinde Trafik Tescik Büro Amirliği’nin maddi varlığı olan trafik tescil belgesinin kullanılması nedeniyle eyleminin TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için dolandırıcılık ve bağlantılı resmi belgede sahtecilik suçlarından Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek ve ayrıca 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son cümlesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazılmış hakkının gözetilmesine işaret edilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3. Küçükçekmece 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2014 tarihli ve 2014/258 Esas, 2014/250 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. … 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son cümlesi uyarınca 1 yıl 3 … hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; temyiz dışı sanık … … tarafından verilen satış vekaletnamesi ve ekindeki ruhsat belgesi getirtilmeden eksik araştırma ile karar verilmiş olmasına, suçun sübutuna, bozma öncesi temyizinin temyiz dışı sanık … … … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik olduğuna ve temyiz dışı sanığın mahkumiyetine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, temyiz dışı sanık … … …’ın vekili sıfatıyla … plakalı … 307 marka ve model otomobili … 29. Noterliği aracılığıyla katılana sattığı, katılanın da trafik sicilinde adına devir yaptırmak istediği sırada araç tescil belgesinin sahte olduğu ve araç üzerinde haciz bulunduğunu anlaşılmıştır.
2. Sanık … aşamalarda alınan savunmalarında; suçlamaları inkar ederek, ruhsat sahibi olan ve hakkında bozma öncesi beraat hükmü verilen diğer sanık … …’in ortağı olup, aracı … otomotiv isimli işyerinden birlikte satın aldıklarını, 5.000,00 TL ödemesi karşılığında aracın kendisine ait olacağı konusunda anlaşmaya vardıklarını, bu nedenle aracın satışı için vekaletname alıp katılana satışı gerçekleştirdiğini, ancak ruhsatın sahte olduğundan ve araç üzerinde haciz bulunduğundan haberi olmadığı yönünde savunmada bulunmuştur.
3. Bozma öncesi hakkında beraat hükmü verilen temyiz dışı sanık … … … aşamalarda alınan savunmalarında, sanık …’ın savunmasını doğrulamayarak, suça konu aracı … otomotiv isimli işyerinden satın aldığını, 6.000,00 TL borcu kaldığından firmanın araç üzerine rehin koyduğunu, elektrik işi yapan sanığa da 7.000,00-8.000,00 TL civarında borcu olduğunu, bu nedenle aracı satması için kendisine vekalet verdiğini, aracı 17.000,00 TL ye sattığını duyduğunu, ancak bu bedelden ne kendisine ne de … firmasına herhangi bir ödeme yapmadığını, sahte trafik tescil belgesini de sanık …’in yaptığı şeklinde savunmada bulunmuştur.
4. Katılan …’nın aşamalarda alınan savunmalarında; suça konu aracı sahibinden.com adlı internet sitesinde gördüğünü, sanık … ile telefonla irtibata geçip, aracın satışı hususunda anlaştıklarını, sanıkla bir benzincide buluşup notere gittiklerini, burada aracın satışını yaptıklarını, daha sonra Edirne’de aracın tescil işlemlerini gerçekleştirmek için emniyete gittiğinde araç tescil belgesinin sahte olduğunu, hatta araç üzerinde haciz bulunduğunu öğrendiğini ve aracın emniyette kaldığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Tanık İ. D. aşamalarda alınan anlatımında, katılanın arkadaşı olduğu, olay tarihinde araba almak için …’a gittiklerini, orada kendilerini … ve … … … olarak tanıtan şahıslar ile buluştuklarını, aracı servise götürüp, kontrol yapıldıktan sonra notere gittiklerini, noterde devir işlemi yapıldıktan sonra Edirne’ye geldiklerinde Emniyet Müdürlüğünde araç ruhsatının sahte olduğunu öğrendiklerini ve araca emniyetçe el konulduğu şeklinde anlatımda bulunmuştur.
6. Suça konu sahte trafik tescil belgesi adli emanete alınmıştır.
7. Suça konu sahte belge ile ilgili olarak … Kriminal Polis Labarotuarı Müdürlüğünden 19.04.2007 tarihli ekspertiz raporu alınmış; bu rapora göre, suça konu tescil belgesinin ön yüzündeki trafiğe ait gözüken soğuk mühür izinin, arşivde mevcut hakiki örnek basım izlerine kıyasla sahte olduğu ve iğfal niteliğinin bulunduğu rapor edilmiştir.
8. Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
9. Mahkemece, sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, alınan ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda, sanık …’ın, suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar etmeyerek, suç tarihinde sanığın sahte olduğunu bildiği trafik tescil belgesini kullanarak, noterde katılana üzerinde haciz bulunan aracı vekaleten satarak haksız menfaat elde ettiği kabul edilerek subüt bulan suçlardan sanığın mahkumiyetine dair hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/44 Karar sayılı sayılı kararında, sanığın Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olan araç trafik tescil belgesini kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle mahkumiyet hükmü verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığa, temyiz dışı sanık … … … tarafından verilen … 19.Noterliğinin 21.12.2005 tarihli özel vekaletname fotokopisinin dosya içerisinde mevcut olması, sanık müdafiinin bozma öncesi temyizinin sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu, beraat hükmü verilen temyiz dışı sanık … … hakkında verilen hükümleri temyizinde hukuki menfaati bulunmadığı gibi, süresi içinde temyiz edilmediğinden kesinleştiği anlaşılmakla, sanığın eksik araştırmaya ve diğer sanık … …’in müsnet suçlardan cezalandırılması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 21.12.2005 olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.