Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18552 E. 2021/8493 K. 14.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18552
KARAR NO : 2021/8493
KARAR TARİHİ : 14.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık …’in, suç tarihi itibariyle kardeşi Necmi ile birlikte “… Restaurant” işletmeyi birlikte işlettikleri, sanık …’nın ise “… Antalya İletişim Hizmetleri Tur. Tic. Ltd. Şti.” firmasında satış sorumlusu olarak çalıştığı, sanık …’in 31.10.2009 tarihinde işyerine sezonluk Lig TV aboneliği yaptırdığı ve bu abonelik karşılığında sanık …’ya suça konu düzenleme tarihi 31/10/2009 olan, 30/11/2009- 30/12/2009-30/01/2010-28/02/2010-30/03/2010 ve 30/04/2010 vade tarihli asıl borçlu sanık
Şahabettin kefili katılan olarak gözüken toplam 6 adet senet verdiği, senetlerin vadesinde ödenmediğinde sanık …’nın çalıştığı şirket tarafından sanık … ve kefili aleyhinde Antalya 9. İcra …nün 2010/6418 E. ve Antalya 5.İcra Müd. 2011/461 E. sayılı dosyaları üzerinden icra takibine geçildiği, katılanın icra tehdidi altında dosya borcunu ödemek zorunda kaldığı, sanıkların iştirak halinde suça konu sahte bonoları düzenleyerek yada sahte olduğunu bilerek kullanmak suretiyle haksız menfaat elde ettikleri, bu surette sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda,
1-)Dosyada soruşturma aşamasında alınan 20/12/2011 tarihli ekspertiz raporunda tetkike konu senetler üzerinde katılan … adına atfen imzaların sanık … eli ürünü olduğunu gösterir kaligrafik ilgi ve irtibat tespit edilemediği rapor edilmiş ise de; bahse konu raporda imzaların diğer sanık … eli ürünü olup olmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması; kovuşturma aşamasında 09/02/2015 tarihli raporda ise toplam 6 adet sahte senet dava konusu edilmesine rağmen yalnızca 30/11/2009-30/12/2009-30/01/2010 ve 28/02/2010 tarihli senetler ile ilgili rapor düzenlendiği diğer suça konu 30.03.2010 ve 30.04.2010 vade tarihli senetlerle ilgili bir değerlendirme yapılmadığı, bu nedenle söz konusu bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, ayrıca katılan hakkında Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/706 E. sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasının yargılamasının devam ettiğinin anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanıkların uygulamaya elverişli olay tarihinden öncesine ait bilhassa resmi kurumlardaki yazı ve imza örnekleri de temin edilerek, katılanın ve sanıkların yazı ve imza örnekleri ile birlikte, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine tevdii ile suça konu bonolar üzerinde, katılanın ve sanıkların, yazı ve imzaları bulunup bulunmadığının tespitine yönelik bilirkişi raporu alınması; katılan tarafından açılan menfi tespit davası ile ilgili olarak UYAP üzerinden yapılan incelemede davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakta olup, anılan dosyanın celp edilip incelenerek ilgili belgelerin dosya arasına alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek bilhassa sanık …’nın iştirak iradesi ile suç işleme kastının somut olayda ne surette gerçekleştiğinin yöntemince tartışılıp irdelenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-a)Kabule göre de; sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden, suça konu sahte senetlerin sanık …’nın çalıştığı şirket tarafından icra takiplerine konu edildiği, sanıklar tarafından konulmadığının anlaşılması karşısında, eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma kapsamında kalan ve TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm tesisi,
b-) Sanıklar ve sanık … müdafisine 09/02/2015 tarihli bilirkişi raporu tebliğ edilmeden ve rapora karşı diyecekleri sorulmadan karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 67. maddesine muhalefet edilmesi,
c-) 15.04.2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesiyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 14.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.